ala kurdistan
Ey Reqîb

Demirtaş: Sandığınız da, koltuğunuz da, sarayınız da batsın!

Ankara'da KESK'i ziyaret ederek baş sağlığı dileklerini ileten HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaptığı açıklamada Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu sert bir dille eleştirerek, "Sen kimsin, nesin, bizim Başbakanımız falan değilsin, doğru. Ama bizim bu şeklide an ve an, gün ve gün katilimiz olmana da izin vermeyeceğiz. Bizi bu şekilde tehdit etmenize boyun eğdirmenize asla izin vermeyeceğiz. Ortada bir çocuk oyunu oynanmıyor. Her gün ölüyoruz” dedi. 

Demirtaş’ın konuşmasının tam metni:

"Cenazelerin toplu olarak Ankara'dan uğurlanması konusunda bir hazırlığımız olacak. Ve sonrasında yaralıların akıbeti ile ilgili devam ve takip konusunda koordinasyonumuz olacak. Biz elimizden geldiğince tüm bu katliamı gerçekleştiren zihniyetin bu topraklarda halkımız nezdinde bir korku ve panik yaratmasını engelleyecek en güçlü duruşu ortaya koyacağız. Ankara'dan cenazelerimizi kitlesel uğurlayacağız. Ve gittiği her yerde de kitlesel karşılayacağız. Toprağa emanet edeceğiz, Allah'a emanet edeceğiz, ama geri kalanlar olarak da her yerde dimdik ayakta duracağız. Bize bu şekilde boyun eğdirmeye çalışacaklarını zannedeceklerini zannediyorlarsa da geçmiş de de yanıldılar, şimdi de yanıldıklarını göstereceğiz"  

"Şunu da belirteyim stajyer Başbakan, bu akşam bazı açıklamalar yaptı. Yalanla, yanlışla dolu kendisinin bile inanmadığı bir konuşma yaptı. Her şeyden önce şunu belirteyim: Ben Selahattin Demirtaş olarak kimseyi tehdit etmedim, etmem de. Sadece birkaç ay içerisinde 150 den fazla arkadaşını bu ve benzeri saldırılarda kaybetmiş bir kişi olarak konuştum ve konuşuyorum, konuşmaya devam edeceğim. Tek birinin failini yakalamadınız. Tek birinin failini yakalamadınız; ne Suruc’un, ne Diyarbakir’ın, Ankara’nın da yakalamayacaksınız. Arkasındaki güçleri ortaya çıkarmayacaksınız. Utanmadan sıkılmadan bir başbakan olarak 'Suruç katliamının sanığını yakaladık, hukuka, adalete teslim ettik dedin başbakan olarak. Abdurrahman Açıkgöz’ü yakaladık, adalete teslim ettik' diyorsun. Açıkgöz canlı bomba olarak paramparça oldu orada. Kimi yakaladın, nereye teslim ettin? Bütün Türkiye’nin gözünün içine baka baka yalan konuşan bir adamdan hayır gelir mi ya? Bugüne kadar hangi katliamın sonuçlarını, faillerini, arkasındaki güçleri ortaya çıkardınız? Roboski’nin mi yaptınız? Gezide öldürdüğünüz çocukların hesabını mı verdiniz? Diyarbakır’da patlattığınız bombanın arkasındaki gücü ortaya mı çıkartınız? Suruç mu ortaya çıktı. Bu da ortaya çıkmayacak; çünkü karanlık değil. Bunlar karanlık olaylar değil. Bunlar aleni şekilde 'Ankara’nın göbeğinde geliriz ve sizi paramparça ederiz' mesajı verilmek isteniyor. Bu bize yönelik bir saldırı değil sadece. 'Kim AKP’ye, kim bu zihniyete kafa tutarsa biz hepinizi paramparça ederiz ve üstünü de örteriz' demek istiyorlar.. Ben durup dururken birilerine iftira atmak için bunları söylemiyorum. Birilerinin karalamak için hele hele siyasi rant ve seçim kampanyası için asla bunları ifade etmiyorum. Sandığınız da, koltuğunuz da, sarayınızda batsın. Ama biz tek bir arkadaşımızın, halkımızın tek bir evladının tırnağını sizin çaldığınız trilyonlara değişmeyiz. Bunu bilin.

Bu kadar aşağılık bir zihniyet neredeyse 'HDP kendi mitingini bombaladı' diyecek noktaya geldiler. Başbakan yarım saat konuşuyor, 20 dakikasını bize hakaret ve tehditle geçişririyor. Başbakan 100 arkadaşımın katledildiği mitinginle ilgili konuşuyor, konuşmasının yarısından fazlasını bana tehdide ayırıyor. IŞİD ile ilgili bir tek kınama cümlesi duydunuz mu, yok. Halen bizi tehdit ediyor. Sen kimsin, nesin, bizim Başbakanımız falan değilsin, doğru. Ama bizim bu şeklide an be an, gün ve gün katilimiz olmana da izin vermeyeceğiz. Bizi bu şeklide tehdit etmenize boyun eğdirmenize asla izin vermeyeceğiz. Ortada bir çocuk oyunu oynanmıyor. Her gün ölüyoruz. Ölen biziz, asker de biziz, polis te biziz. Kürt de biziz, Türk de biziz. Yoksul halkın evlatları olarak biz ölüyoruz. Siz ölmüyorsunuz. Sizin evlatlarınızın nerede ne yaptığını her gün izliyoruz, biz ölüyoruz. Dolayısıyla hesap vermesi gereken biz değiliz, sizsiniz, siz. Devlet sizin elinizde, ülkeyi siz yönetiyorsunuz. Her ölümden sorumlusunuz. Ve, bunun hesabını vereceksiniz. Sizi hukuk karşısında bağımsız yargının karşısına çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Böyle elinizi kolunuzu sallaya sallaya bu ülkede her gün katliam yapmanıza izin vermeyeceğiz. Hele kameraların karşısına çıkıp bize parmak sallayıp, tehdit ederek, korkutacağınızı zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. Allah'tan başkasından korkumuz yoktur. Bir canımız var, halkımızın uğuruna bin defa da feda ederiz. Korkacak bir şeyimiz yok. Saklayacak bir şeyimiz de yok.

 "Bütün olup bitenleri herkes elini vicdanına koyarak değerlendirsin. Ankara, Türkiye'nin başkenti. Kuş uçsa devletin haberi olur, kuş uçsa. İstihbaratın en güçlü olduğu şehirdir burası. 100 binlik miting yapılıyor tek bir güvenlik önlemi yok. Ne ara sokaklarda ne ana caddede tek bir güvenlik önlemi yok. Kendi mitinglerine bir bakın, bakalım. On cadde öteden başlıyor güvenlik önlemleri. Bugün barış isteyenlerin mitingine adeta 2 tane canlı bombayı kendi elleriyle saldılar. Ne kontrol var ne güvenlik var, hiçbir şey. Yetmedi, canlı bombalar kendini patlatmış yerde yaralılar var. 500 yaralı var nefes alacak durumda değiller kendi emirleri ile polisleri gaz attı oraya. Yaralılar zaten ölmek üzere birde gazla boğuştular. Yaralıları taşıyanlar gazla boğuştular. Polisin TOMA'dan sıktığı suyla boğuştular. 100 cenazemiz var, 500 yaralımız var bir de TOMA'dan sıkılan suyla, gazla uğraştık. Bu mu senin adaletin? Bunun hesabını vermek yerine çıkmış HDP'yi, Demirtaş'ı suçlayan, konuyu çarpıtan, kendi sorumluluklarını görmezden gelen bir tutum sergiliyorlar. Böyle bir aymazlık utanmazlık olabilir mi? Gazeteci bakana 'İstifa edecek misiniz?' diye soruyor, beyefendi gülüyor. Gülerek cevap veriyor.

100 tane cenaze morgda bekliyor ülkenin atanmış memuru sözde adalet bakanı sırıtarak cevap veriyor. Biz bunlara mecbur değiliz. Ülke olarak bunların kahrını çekmek zorunda değiliz. Halen bizi dışlayan bir tutum var. Halen bütün bunlardan sorumlu bizmişiz gibi bütün bu ölümlerden sorumlu bizmişiz gibi bir tutum var. Ülkeyi biz yönetiyorsak hesap veririz. Bugün Başbakan ben olsaydım Türkiye toplumundan bin defa özür diler istifa ederdim. Hatta onuru olan istifa değil intihar eder böyle bir alçaklık karşısında. Bunlarda utanma yok! Bir tane haysiyetli onurlu yok ki, istifa edin çağrısı yapalım. Yok! Ve biz bunlar tarafından yönetiliyoruz. Nerede nasıl öleceğimizi, öldürüleceğimizi bilmeden bunlar tarafından yönetiliyoruz. Bunun adına ileri ileri demokrasi diyorlar.

O nedenle özellikle Davutoğlu'na sesleniyorum: Bizi tehdit ederek, hakaret ederek daha cenazelerimiz morgdayken, daha parçalarını meydandan toplamamışken bizi suçlayan dilden seni men ederim. Haddine değil. Sen başbakan bile değilsin. Ülkenin yönetimine zorla el koymuş, darbe yapmış bir kliksiniz. Bize parmak sallayarak, tehdit ederek konuşmak sizin haddinize değil. Türkiye demokrasi ve barış çağrısından tahrik oluyorsa kusura bakmayın. Biz sadece kardeşçe yaşamak için bu mitingleri yapıyoruz,  yürüyüşleri yapıyoruz. Asıl sorumlu ve tahrikkar sizsiniz. Her konuşmanız tahrik kokuyor. Cumhurbaşkanından Başbakanına her konuşmanız sadece insanlarımızı birbirine düşman etmeye yarıyor. Size oy verenler vatandaş, geri kalanlar kuluz, tebayız, düşmanız. Size oy vermediğimiz için geri kalanların hepsinin katli vaciptir. Bunu her gün siz söylüyorsunuz. Her gün kameraların karşısına çıkarak ayrımcılığı siz yapıyorsunuz. Yapmaya devam ediyorsunuz. Utanın, sıkılın. Düşün bu ülkenin yakasından. Ülkemizi sizden kurtaracağız. İnşallah o günler yakındır. Bu halkları, ezilenleri sizden kurtaracağız. O günler gelecek hep birlikte göreceğiz”.  

***

Demirtaş'ın konuşması bu linkten sesli olarak izlenebilir:

http://www.kurdistan-post.eu/tr/video/demirtasdan-onemli-konusma

Yorumlar

Her gün ölmüyoruz. Her gün öldürülüyoruz.
Kürdler devlet olmadıkça her gün öldürülmeye mahkumdur.
Ankarada ki ölüm T.C yi doyuma ulaştırmamış olacakki güney kurdistan a birde hava akını düzenledi.
Yine içine sinmemişki 40 küsur öldürdük diyede açıklama yapıyor.
İşte muhattabımız olan devletin muhtevası budur.
Ya bu kovar kurtulursun. Yada hep öldürülürsün.
Kahpece yapılan bu saldıyıda yapanıda yaptıranıda lanetliyorum.
Yeriniz cehennem olsun! Ki cehennemde olacaktır.
Bıji kurd u kurdıstan !!!

 ... Bu işi de İŞİDe hawale edecekler gibi görünüyor iğrenç yetkili ve hawuz medyası. Kimileri de PKK -HDP bombaladı diyorlar. Hatta dün "2 polisimiz şehid olmuşlar" diyorlardı saray medyası. Amaç şüphleri başka yere çekmek. Hiiç İŞİD yada başka örgütlere hawale etmesinler. Kimi KÜRDlerimiz de buna inanacak kadar saf olmasınlar. GIMGIM'de KÜRD'ün ölü kadınını soyup sürükleyen, ŞIRNEX'te ölmüş KÜRD'ü panzerlerinin arkasından sürüklyen, CIZİR'de kadın- çocuk demeden katleden, KÜRD'ün kutsalı mezarlıkları bombalayıp yıkan , ROBOSQİ'de katliam uygulayan zihniyet kim ise, ANQARA bombalaması , SURUÇ, AMED bombalamalarını da aynı zihniyet yapmıştır. Hiç İŞİD'e hawale etmesinler, kimse de inanmasın. İŞİD mi ŞIRNEX'teki KÜRD'ü panzerin arkasına bağlayığ sürükledi, İŞİD mi GIMGIM'de kadın gerillayı soyup sürükledi? İŞİD mi ROBEQİ'yi yaptı? Hikaye anlatmasınlar... KÜRD'ün karnı bu yalanlara tok. Zaten İŞİD şu anda SURİYE- IRAK'ta köşeye sıkışmış, kendi derdine düşmüş. Dışarı ile uğraşacak gücü kalmamış, son aylarını yaşıyor. Bu ANQARA katliamı SARAY'ın B planının ta kendisidir. Türkler ANADOLU'yu ERMENİ ve RUMLARDAN temizledi KÜRDlerden de temizlemek için Şéx SIİD ile başlayan süreç ile AGIRİ, Dersim, ZİLAN, 12 eylül baskı ve katliamları akabinde son 30-40 yılda KÜRDİSTAN'I YAKIP YIKMA ile KÜRD'leri de ERMENİ ve ANADOLU Rumları akıbetine uğratarak ANADOLU'da TÜRK ULUS DEWLETİNİ tamamlayıp hakimiyetini tam anlamıyle sağlamak istiyorlar. Fakat KÜRD'ler gerek nufus çoğunluğuyle ve gerekse DİRENÇleriye  Türklerin rüyalarını her zaman kabusa çewirmişler. 1850 li yıllarda başlayan KÜRD'leri  batı Anadolu'ya göçertme politikalarını DERSİM isyanına kadar dewam ettiler, ardından1940 yılından sonra 1970 lere kadar ara verdiler. Ancak 60- 70 li yıllardan sonra da Sömürgeleştirilmiş  KÜRDİSTAN' da KÜRD halkını fakir duruma düşürülerek EKONOMİK sıkıntılardan dolayı Batıya göçertilerek KÜRDİSTAN nüfusunun bugün üçte biri kadar METROPOLLERE yerleşmiş, ki bu durum da KÜRD ve KÜRDİSTAN'a vurulmuş en büyük darbedir. Günümüzde İSTANBUL en büyük KÜRD şehri haline gelmiştir. 

Tüm bunlara rağmen Boğazlarına bir KILÇIK gibi takılan KÜRD'leri ERDOĞAN'ın dediği A-B- C planlarını uygulayarak yok etmeyi planlamışlar. A planı sanırım sahte çözüm- müzüm planlarıyle kendilerine biat ederek; bu tutmayınca B-C planlarını uyguluyorlar ki bu da AMED,SURUÇ, ANKARA katliamları ve daha da dewam edecekler. Kimse sanmasın ki toplu katliamlar son bulacak. Daha beterini de göreceğiz. 

1977 Taksim 1 Mayıs katliamı, SİWAS, ÇORUM, MARAŞ katliamlarını İŞİD mi yaptı. İşte Bu katliamları yapan zihniyet bugün ANKARA KATLİAMINI da yapmıştır. Ki bu da DEWLET'ten bağımsız değildir. İŞİD gerçekten yapmış olsaydı bir sefer de sırdan bir şehir merkezini tercih ederdi, NEDEN HEP SOL VE KÜRD KİTLELERİ HEDEF ALINIYOR?  eh iyiki varsın İŞİD. hemen suçluyu buluyorlar. 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News