ala kurdistan
Ey Reqîb

Zozan Kurdish Shop

Mehmet Bayrak: Kürtler İlk Defa Rojava'da Kendileri İçin Savaştılar

Kürt tarihi üzerine araştırma ve kitaplarıyla tanınan Mehmet Bayrak, egemen devletlerinin Kürt toplumunun tarih boyunca "kullanma" girişimlerine dikkat çekti ve "Kürtler ilk defa Rojava'da kendileri için savaştılar" dedi. Bayrak, Kürtlerin "birlik olma" duygusunun güçlü olduğunu söyledi. 

Kürt tarihiyle ilgili araştırmalarıyla tanınan ve bu konuda birçok eseri olan tarihçi-yazar Mehmet Bayrak, Kürtlerin ulusal birlik kurma çabası ve güncel siyasetle ilgili dihaber'e değerlendirmelerde bulundu. 18 Eylül 2011 yılında Diyarbakır’da yapılan “Türkiye’de Kürdistan Konferansı”na katılan Kürt aydınları arasında yer alan Bayrak, Kürtlerin ulusal birlik kongrelerini gerçekleştirmeleri gerektiğini önemle vurgulayanlardan.

‘KÜRTLERDE BİRLİK OLMA DUYGUSU GÜÇLÜ BİR DUYGUDUR’

Kürt toplumunda "birlik olma" duygusunun oldukça güçlü olduğuna işaret eden Bayrak, ancak çeşitli sebeplerle, gerek etno-dinsel ayrılıklar gerekse de dış etkenlerle Kürt birliğinin günümüze kadar istenildiği gibi gerçekleştirilemediğini söyledi.

Kürt tarihinden kimi örnekler veren Bayrak, şunları aktardı: “Gerek son Osmanlı Meclis-i Mebus’unda gerekse Ankara’daki 1. Meclis'te kabul edilen Misak-i Milli’nin temelinde ‘Birlikte kurtuluş eşitçe yaşam’ vardı. Aynı şey 1921 Anayasası’nda da vardı. Fakat Kemalist yönetim 1921-22’de İngilizlerle ve Fransızlarla gizli anlaşmalar yaparak bir bakıma Kürtlerin bilgisi dışında Lozan’a gitti ve arkasından Kürtlerin aleyhine Lozan bağlanıp Kürdistan dört parçaya bölündükten sonra her şeyin şekli şeması değişti. O tarihte bilindiği gibi Güney Kürdistan İngiliz himayesinde, Rojava Fransız himayesindeydi. Kuzey Kürdistan’da ise İngilizler Kürtlere özerklik vermeyi planlıyorlardı. Fakat Türk istihbaratı Kürt önderleri ile ilişkiye girerek onları İngilizlere karşı kışkırttı. Şeyh Mehmut Berzenci öncülüğünde İngilizlere karşı yapılan başkaldırı sırasında Kürtler kendi özerk yapılarından da oldular, hiçbir şeyi de elde edemediler. Türklere güvenme ve kullanılma olayı gerçekleştirildi orada.”

‘KÜRT AYDINLARI 1926 YILINDA TÜRK HÜKÜMETİNE MUHTIRA VERDİ’

Bayrak, Cumhuriyet öncesi Kürtlerin yaşadığı tarihsel kırılmalar ve kaybetmeler ardından 1924 Anayasası sürecine gelindiği ve bu kez de Kürt toplumunun 24 Anayasası’nda yer alan Türk-İslam vurgusuyla karşılaştığını söyledi. Kürt aydınlarının bu gelişmenin ardından 20 Mayıs 1926 yılında Fransa'daki cemiyetleri aracılığıyla Türk hükümetine muhtıra verdiğini belirten Bayrak, muhtıranın eşitlik ve özgürlük talep ettiğini ve "aksi takdirde Kürdistan büyük bir kin ve kırgınlık yuvasına dönüşecek" ifadelerinin yer aldığını hatırlattı. Bayrak, "Kürt aydınlara halen aynı şekilde düşünüyor" dedi ve ekledi: “Eğer bu uyarıya uyulsaydı ne bu gözyaşları olurdu ne bu kan ne de bu şiddet olurdu. Maalesef bunlar, buna o zaman kulaklar tıkandığı için oldu."

‘BRAKÛJÎ’YE TENEZZÜL EDENİ TARİH VE TOPLUM AFFETMEZ’

Bayrak, egemen devletlerin halen güncelliğini koruyan "Kürt hareketlerinin birinin yanında yer alırken diğerine düşmanlık besleme" politikasına da işaret etti ve Kürtçe'de "Brakûjî" olarak bilinen "kardeş kavgası" uyarısı yaptı: "Şimdi kim kardeş katline tenezzül eder, buna aracılık eder, alet olursa tarih de toplum da asla onu affetmeyecektir."

'2011 ÖNEMLİ BİR ADIMDI'

Günümüzde Kürt hareketleri arasında büyük bir yakınlaşma olduğunu söyleyen Bayrak, "50 yıllık tarihin hem sanığı hem de tanığı konumundayım. Onun için geçmiş süreci biliyoruz. 2011 yılındaki 'Türkiye’de Kürdistan Konferansı' önemli bir adımdı. Çünkü Türkiye’de söz ve karar sahibi olan bütün hareketlerin hepsi 5'er temsilci ile buraya katıldılar. Sadece siyasi partiler değil, dini, kültürel örgütler aynı zamanda katıldılar ve ardından Kürtçe-Türkçe bir sonuç bildirgesi çıktı” şeklinde konuştu.

‘ZOR ŞARTLARA RAĞMEN KONGRE OLMALIDIR’

2011 yılındaki konferans sürecinin dışarıdan müdahalelerle ve küçük anlaşmazlıkların öne çıkarılmasıyla tam olarak sonuç alıcı olamadığını söyleyen Bayrak, "Şimdi olağanüstü hal şartlarında anayasa oylamasına gidiliyor. Bu sürecin olağan bir durum olmadığı aşikar. Ama buna rağmen 2011 yılının benzeri bir konferansın yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu zor ve dar zamanlarda kabullenilmiş ilkeler çerçevesinde buluşulmalıdır” dedi.

‘KÜRTLER YERDEN GÖĞE KADAR HAKLIDIR’

Bayrak, halkların özgürlük mücadelesindeki en büyük kuvvetin "haklılık" olduğunu söyledi ve "Kürtler temel insan haklarını istiyorlar. Bu yüzden yerden göğe kadar haklıdırlar" dedi. Bayrak şunları ifade etti: “İnsanlar hak sahibi olduklarına inandıktan sonra onu yenecek yok edecek bir güç yoktur. Kürtler insani, çağdaş, demokratik haklar istiyor. Kürt halkı diğer halklar gibi onurlu, özgür ve eşit yaşamak istiyor. Bundan daha kutsal bir hak da olamaz. 1926 yılında Kürt aydınları ‘20’inci yüzyılın özgürlük prensipleri yerine getirilirse zaten hiçbir sorun yoktur’ diyor. Keşke Kürt aydınlarının seslerine kulak verselerdi, bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.”

‘KÜRTLER KENDİLERİ İÇİN İLK KEZ ROJAVA'DA SAVAŞTI’

"Kürtler ilk defa Rojava'da kendileri için savaştılar" tespitinde bulunan Bayrak, şöyle açıkladı: "Tabi ki muhtelif zamanlarda da kendileri için savaşta ama ilk kez bunu net olarak söyleyebiliriz. Türkiye'yi ölçü olarak alıyorum. Türkiye, Kürtleri yanına çekmeye çalışıyordu, Kürtler ne Türkiye’nin safında ne de Esad’ın safında yer aldılar. Kürtler kendileri için savaştı. Kürtler kendileri için savaştığından dolayı egemen unsunlar rahatsızlar. ‘Bu sefer kullanamadık Kürtleri’ diye rahatsızlar.”

'YAPILACAK ŞEY HER PARÇADA BİR ARAYA GELMEK'

Bayrak, Kürtlerin toplumsal parçalanmışlarının bertaraf edilmesi gerektiğini söyledi ve bu noktada siyasal yapılanmalara dikkat çekti. Bayrak, “Rojava’da 15 dolayında parti var. Neredeyse aileler kalkmış parti kurmuşlar. Böyle parti oluşumu olmaz. Toplumsal gelişme yasalarını doğru görmek, ivmeyi doğru görmek gerekir. Yapılacak şey her parçada Kürt unsurların bir araya gelmesi ve doğru bir rotada iş birliği yapmasıdır. Bu Kürdistan’ın dört parçası için de söz konusudur” diye konuştu.

ULUSAL KONGREYE KATILMAK 

Son olarak Bayrak, Kürt Ulusal Kongresi'nin yapılması çağrısı yaptı ve "Olası bir kongreye destek vermek benim açımdan bir aydın görevidir. Kongreye seve seve katılacağım" dedi.

Selami Aslan - dihaber

Yorumlar

Kurd ulusunun dinler tarihi ve yakin tarihimizin deyerli ara§tirmacisi Mehmet Bayrak bey Kurd ulusuna halk bireyine Kùrt diye yazmasi oldukca ùzùçù.Kurdistan yazabilen insan neden Kurd deyilde Kùrt yazmasi bende halen bir takinti.Kanimca bu duruma Kurd siteleri yada Kurd ulusunun dil bilimcileri ilgilenmeli.

Ayrica Referandum halklarin sorunumu yoksa ulusal siyaset sorunumu ? Referandumu egemen ulusun devletinde iktidar olan ulus devlet i§galci ise neden buna halklarin sorunu diyoruz.Bence Kurd ulusu kendi siysi tavrini kurd legal siyaseti için ulusal tavrini HAYIR derken,buna halklarin birlik siyaseti deyil.Kurd ulusunun siyasi tavri demek daha mantikli bir isimlendirmedir.

Bùyùk ihtimal Kurd ulusu hayir derken,sayisal oranti olarak bunun olmamasi için tird denilen halkinda bu konuda hayir demesi gerekli.çùnkù Kurd ulusunun sayisal orani buna yeterli deyil.HAYIR diyecek tirkler ise i§galcilikten ve tirk ulus devlet egemenliginden yana i§galci zihniyetli  laiklerdir.Bundan dolayida HAYIR ortak bir cehpe yada HAYIR blokuilà olmaz.Zaten biz Kurdlerin birligine tirdler gelmez.Laik Tird,in birligine girmek ise Kurdin kendini inkari ilà olur.Bu ise Kurd ulusuna ve siyasetine yapilacak en bùyùk suctur.Laik Tirdlerin Hayir demesi iyidirLakin biz Kurdlerin onlardan farkli Kurd ulusal siyasetimiz olmali.Tùrdiye siyaseti Kurdidtan siyaseti deyildir.

dediklerine katılmakla beraber eğer kürtçe yazarsan kurd,türkçe yazarsan kürt,ingilizce yazarsan kurdish diye yazarsın vs.yani kulandığın dile göre değişir.çok kafana takma.

Sayin Murat Bayrakín kitap ve eserlerini her Kurd insaninin mutlaka okumasi gerekir diyorum..Ve onun AFFINA SIGINARAK bir ele$tirimi sunmak istiyorum.Sayin Bayrak $öyle demi$: " Gerek son osmanli meclis-i mebusunda gerekse Ankaradaki 1. mecliste kabul edilen misak-i milli temelinde ' birlikte kurtulu$,e$it ya$am' vardi..Ayni $ey 1921 anayasasinda da vardi. " Bu görü$ özünde A.Öcalan ve türk miti hakan fidan orijinlidir. Daha sonra PKK ve HDP de bu fikri(!!!) defalarca savunmu$lardir..Bütün bu tarihler Osmanli denen cete,talanci ve katliam örgütünün YIKIM dönemlerinde söylenmi$, be$ para degeri olmayan sözlerdir..Balkan halklari kan,gözya$i ve irinle binbir bela bu ceteleri ülkelerinden kovmu$lar.Yugoslavya, Yunanistan,Arnavuvutluk ve Bulgaristan bu talanci ve tecavüzcüleri ülkelerinden püskürtmü$ler..Iraktan Cezayire ortadogu da bu cellatlari geri püskürtmü$ler. Osmanlinin bütün HIRSIZ ve TECAVÜZCÜ pa$alari bari Anadolu, Mezopotamya ve Kilikya' yi nasil elde tutariz tela$i icindeler..Kaldiki 1914-1918 birinci dünya sava$indan osmanli yenilerek cikmi$tir..Osmanlinin Kürt ulusal Kurtulu$unu bastirma kapasitesi katiyetle yoktur..Ancak Kürtleri bupislik meclisleri kanaliyla KAFA KOLA ALIP ALDATMI$LARDIR..Kürt aga ve $eyhleri ile anla$arak önce Kürtleri bilincli ve zengin bir halk olan Ermeniler üzerine sürmü$ler; türk ordusu ve Kurdi gücler tarafindan cembere alinan Ermeniler insanligin en büyük jenosidine maruz kalmi$lardir..Sonrada ayni üniformali osmanli pa$a ve capulculari Kürt halkina yönelmi$lerdir ve Kurdistan'da Ermeni katliamini aratmayacak tarzda toplu katliam yapmi$lardir..Keza " Birlikte Kurtulu$ e$it ya$am" denilen bir durum ve söz hic olmami$tir..Zaten osmanli icinde türkün esamesi yoktur.Adina kurtulu$ sava$i denen dönemde tekbir ki$i ve tekbir insan türkten bahsetmemi$tir.Türk daha sonra m.kemal cetesinin devlet-ulus projesi sayesinde ortaya cikmi$tir.Yani devlet kuran osmanli pa$alari bu devletin gücü ile bir bir türk ulusu(!!) yaratmaya koyulmu$lardir..Birinci dünya sava$indan yenik cikan osmanli icin, Anadoluda halklar;  davul ve zurnalarla meydanlara cikmi$ govend ve dilanlar tutmu$lardir..Ancak bu sevincleri kisa süre sonra kursaklarinda kalmi$tir..Rusya'da koministlerin iktidara gelmesi Avrupa devletlerini korkutmu$ ve yeniden osmanli pa$alariyla ittifaka yönelmi$lerdir..Atatürk gibi Balkanlarda ve Ortadoguda osmanli pa$aligi yapmi$ bu AZILI katilin " birlikte kurtulu$ e$it ya$am felsefesinin olmasi mümkünmü?Verilen sözlerin zerre kadar degeri yoktur. olmami$tir..Kürtlerin bundan sonra bu talancilarla beraber kalmasi e$yanin tabiatina aykiridi..Tito'nun Yugoslavyasi dagilip özgür devletler olmu$ken. cek ve Slovaklar ayrilip kendi devletlerini kurmu$ken; Kürtleri katilleriyle ayni catida ya$atmak, TECAVÜZCÜ ILE TECAVÜZ MAGDURUNU TEKRAR VE TEKRAR GERDEK ODASINA SOKMAK ; MAGDUR ICIN BIR I$KENCE VE AYNI ZAMANDA  SUCTUR..Slaw û rêz !

 Geçen yazımda da belirtmiştim. Kürd'ün yazarı, çizeri, yorumcusu .... Maalesef dil yapımıza hiç dikkat etmiyorlar. çok az .... BARZAN ( BERZAN)  beydeki KÜRD sözcüğü- ismin KÜRT olarak yazılmasının TAKINTIsı bende de war. Zaten yazıyı okumaya başlarken hemen farkettim. Bu durum sadece MEHMED beyde değil, çoğunluk yazarımızda mewcuttur.

Kürdler,  güney kurdistanda ne icin savasiyorlar peki  Cin halk cumjuriyeti icinmi savasiyorlar?

Rojeva Kurdistandaki yapilanma, kürd birligine hizmet etmiyor aksine  ideolojik heveslerine kürd birligine  ve ulusal birligine karsi kürd genclerini kurban ediyorlar...

Kusura bakmayin ,  siz ve sizin gibi Sözde aydinlar rojeva ve basur kurdistanin  birlesmesini  desteklemediginiz müddetce. Yazilariniz bosdur.

Yasasin kürd milleti yasasin kürd ulusu

Yasasin KURDISTAN

barzan, denilen unsur bayagi tayip icin calisiyorsun,  kürtlerin #HAYIR i  oylamasin diye bin dereden su getiriyorsun  yok su kürdstani yok bu kürdistani degil,  kürdistan siyasetini senmi belirliyorsun her analizde ayrik otu gibi bitiyorsun kürdistani olan tek sey su an bu kürt düsmani tayip denilen adama haddini bildirmektir. gerisi tayibe hizmettir, cünki tayip kendi agziyla diyiyorki dünyada hic bir kürt olusumuna yer vemeyecegim o zaman bizde kürdistanda #HAYIR la dar edecegiz.o yavuzun torunuysa bizde demirci kawanin torunlariyiz.

Heja Mem.Barzan ismini gorùnce hemen olumsuzu dù§ùnùyorsun.Yanilginda burda ba§liyor.Ben dev§irme taib için yada i§galciler için HAYIR diyorum lakin sen okumuyorsun.Barzan dedin tamam.Ama zat demen niye? yaziya yorum hakkimiz var.xir cir için deyil.Dilini tut bir yazarlarimiz gibi yorumlarimizda kaliteli olsun.Selamlarla.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News

Zozan Kurdish Shop

Siyaset

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Türkiye’nin dün Şengal’deki YBŞ hedeflerine düzenlediği hava saldırısı konusunda açıklama istedi. Kürdistan Güvenlik Konseyi Müsteşarı Mesrur Barzani,

Analiz

Aklın referansı ile ortaya çıkan “özgürlük, sosyal devlet, adalet, bireyin seçme ve seçilme hakkı, sandığın kutsallığı” gibi burjuva demokrasisinin getirdiği hakların çöpe atılması ya da i