ala kurdistan
Ey Reqîb

Onurlu Vatandaşlık- Hüseyin Turhallı

Bir önceki yazımızda dünyayı titreten bugünkü Korelilerin ataları olan Gogulyo Krallığı kurucusu Jumong'un "onurlu vatandaşlık vadi"ile onuru ellerinden alınan hırsızı, mahkumu, kaçağı, esiri, korsanı, yoksulu, haksızlığa uğrayanı ve yurtseveri "onurlu vatandaş" vadi ile örgütleyerek dünyaya hükmeden Çin Hanedanlığını Osetya topraklarından söküp attığını, Biryo ve Boyeo karlıklarını yıktığını söylemiştik.

Tarih tekerrürden ibarettir, derler ya. Bu gün de 2000 yılının öncesindeki Osetya gibi Türkiye insanının onura elinden alınmıştır. O nedenle çağdaş değerlerle içi doldurulabilecek "Onurlu vatandaşlık" kavramının Musa'nın Asa'sından çok daha büyük sihirli bir güç yaratacağına inanıyorum. Bunun için elimizde sayısız veri vardır.

"Kavramların sihri" deyimine inanmak gerekiyor. Hangi peygamber, filozof yada devrimci önder üç kelimeden daha fazla bir şey söylemiştir?   

Türkiye'nin içinde bulunduğu durum ve süreç itibarıyla "Onurlu vatandaşlık, onurlu yaşam" kavramlarının böylesine bir etki gücüne sahip olduğu inancıyla yazıyorum.

Bugün AKP Türkiye'sinde Ergenekoncu denilerek askerin, Fetocu denilerek toplumsal herkesimden milyonlara varan eğitimli insanların, gavur diyerek gayrı Müslimlerin, solcu-komünist diyerek onuruyla yaşamak isteyenlerin, terörist diyerek Kürdün, zindanlara attığı- sürgüne sürüklediği aydının, yoksulluğa-açlığa- sefalete-hırsızlığa, ajanlığa ve koruculuğa ittiği kitlelerin onurunu kırmıştır.

Onuru elinden alınan insanlara maddi vaatlerde bulunmak onları daha çok ahlâksızlığa sürükler. Siyasete de bir şey kazandırmaz. Onurlu yaşam, onurlu vatandaşlık birey ve topluma verilen "güvence" sözüdür. Jean Jacques Rousseau'nun "toplumsal ve siyasal sözleşme" tezinin politik arenada, hukuk düzleminde ifade edilmiş halidir.

Yüksek Lisans tezimde "Doğuda (Kürdistan) toplu oy verme nedenlerini" araştırırken Kürdistan'nın bir çok şehrinde ve toplumun her kesiminden 127 kişiyle yaptığım röportaj ile yazılı-sözlü belgelerden önemli bir sonuca ulaştım.

"İnsanlar devletten korkuyor. Kendilerinden olan ve ancak devletle ilişki içinde olan şeyhler, ağalar etrafında kümelenerek bir güvenlik çemberi içine alındığını düşünüyor". Kısa ve öz olarak toplu oy vermenin nedeni devlete duyulan korkuya karşılık "güvenlik kaygısıdır" demiştim. (Ne yazık ki bu ön tezim, yüksek lisans tezi olarak tamamlanamadı)  

Bu gün artık sadece Kürdistan'da değil bütün Türkiye'de bir güvenlik sorunu ortaya çıkmıştır. Güvensizliğin kaynağı olan devlet ve iktidar,  topluma ve bireye güven getiremez. Polisin-askerin bile güvencesinin olmadığı bir iktidar kargaşa, kaos ve korkunun da kaynağıdır. Güvenlik ve istikrar, hukuk güvencesine bağlanmış "onurlu vatandaşlık" ideali ile sağlanabilir.

Bu anlamda kararlı ve inandırıcı bir söylem ve çaba milyonlarda kopmaz bir sevgi bağını, güç ve enerji yaratır. Maddi bir güç oluşur. 24 Haziran seçimleri de bu toplumsal enerjiyi açığa çıkarmak için müthiş bir fırsat sunuyor.

Bugünün Türkiye'sinde kimin güvencesi var? Cumhurbaşkanı olmuş/olacak olan Recep'in korkusu bile yüzüne vuruyor.

İddia ediyorum, HDP ve Demirtaş "Onurlu vatandaşlık, Onurlu yaşam" kavramlarının içini sosyal adalet, hukuk güvencesi, insan hakları, halkların hakları, eşitlik ve adalet gibi değerlerle doldursun, görsel-yazılı ve sözlü araçlarla bunu kitlelere taşısın hiç kimsenin tahmin edemeyeceği bir oy potansiyeline ulaşır.  

Bizim iktidarımızda "Zindanlar boşalacak, mahkemelerdeki dosyalar yakılacak, işten atılan işine geri dönecek, işsize iş bulunacak, beyaz yakalı hırsızlardan çalınan değerler halka dağıtılacak" türünden slogan ve söylemlerle kitlelere gidilebilir. Binlerce mağduru ve mahpusu bulunan HDP'nin bu içerikte bir söylemi kitleler için zaten bir "ön kabul" içeriyor. Ön kabul zaman kazandıran bir özellik taşır. Bunun için "zaman dardır" türünden gerekçeler de gerçekçi değildir.  

Türkiye ve Kuzey Kürdistan toplumu iğdiş edilmiş siyasetçilerin elinde kısır bir döngü yaşıyor. Yeni bir söyleme, yeni bir siyasete ihtiyaç var. "Onurlu Vatandaşlık-Onurlu Yaşam" kavramları etrafında örgütlenmiş bir siyaset paketi bu kısır döngüyü kırabilir.  

50 yıllık tecrübemin, tarih ve toplum bilincimin bana söylettiği son söz budur.

Yorumlar

 "... Bizim iktidarımızda zindanlar boşalacak, mahkemelerdeki dosyalar yakılacak..." söylemi Türklerin nazarında we hatta KÜRDlerin nazarında bile karşılık bulmaz. Çünkü her iki taraf da biliyor ki " İKTİDAR" olmazlar.  Heele hele Türkler tarafından Naletlenmiş bir partinin Türkiyeden alacağı yüzde kaçlık OYu war ki ? Son günlerde KÜRDİSTAN il we ilçelerinde sokak- çarşı ziyaretlerinde bulunan HDPeş başkanı Sezai TEMELli gönlü kırık ve buruk KÜRD halkının içinde hiç de bir heyecan yarattığını söyleyemeyiz. O geziler KÜRDİSTANdan çok Türkiyede yapılmalı. Bu cephe tamamdır. Trabzona AFYONa git oralarda tırnaklarınızla kazıyın kendinizi tanıtın. TEMELli Batıda Temel atsın sağlamlaştırsın. Yine KÜRD il we ilçelerini gezecek, peşinden birkaç Tılili ile...  her zamanki gibi alışılagelen seçim propagandası. Batı- kuzey orta ANADOLUya girişim yapılmalı. Dayak mı yiyecekler. Onu da göze almalılar...

Saygılar sayın Turhalı. Her iki yazınızda çok önemli analizler. Bu düşüncenin duyguya duygunun harekete geçirilmesi.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News

Siyaset

Bu sözler, sayın Erdoğan’a ait; ABD Başkanı D.Trump’ı eleştirmek için… Hafta başında Büyükelçilere yaptığı konuşmada, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne, bayram havasında şenlikler eşliğinde geçi