ala kurdistan
Ey Reqîb

PKK ve KCK Aynı mı? -Dursun Ali Küçük

*PKK Ruhu: Biz hep PKK ruhundan sözederdik.
Şimdiki KCK yöneticileride PKK ruhu diyor.
Acaba aynı mı?
PKK ruhu PKK'nin bağımsız-demokratik ve birleşik Kürdistan amacıydı.
Bu ruh terkedilince nasıl PKK ruhu oluyor.
Kesinlikle aynı değil...
Grup zamanından bu yana bütün mücadele bağımsız-demokratik Kürdistan için verildi.
İlk gerilla bunun için başladı..
Bağımsız-demokratik ve birleşik Kürdistan Kürtlerin ütopyası ve paradigmasıdır.
Ortak akıl ve ortak cephe hep bu temelde gerçekleşebilir.
Bu düşünce ulusal birliğe götürebilir...

*Şimdi Türkiye solunun programını kabul ediyoruz.
Başlarda Türkiye sol-sosyalist ve demokratik hareketleri Bağımsız-demokratik Türkiye programını genel olarak önlerine koymuşlardır.
Bizler ise Kürdistan sömürgedir ve Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi önceliklidir demekteydik...Bağımsız ve Demokratik Kürdistan, bu mücadele yöntemiyle başarıya ulaşır görüşlerini savunuyorduk.
Kürt hareketlerin önemli bir bölümü bağımsız ,demokratik Kürdistan konusunda hemfikirdi.
KCK, Türkiye solunun programına döndü. Demokratik Cumhuriyet -Demokratik Türkiye demektir.
KCK'nin demokratik kurtuluş dediği tamda budur.
"Ulusal Kurtuluşu tamamladık, sıra demokratik kurtuluşta" demek ham hayaldir.
Kürtler hiç bir statüye sahip olmadıkları gibi, dünyanın bir çok yerinde diller serbet olduğu halde, bizim Kürtçe anadil ve eğitim hakkımız bile yoktur.
Hangi Ulusal kurtuluşu ve nasıl tamamalamışız?
O zamanlar Türkiye solundan çok azı bağımsızlık hakkınız derken, bir bölümü federasyan ve çok azı özerklik olsun diyordu.
KCK, Demokratik cumhuriyet, ortak vatan, demokratik ulus vb vb dönüş yaparken bana göre bu programsal bir ilerleme değil, gerilemedir.
Ayıp olmasın ama "ortak vatan" biraz da tek vatana kapı aralıyor...

*Tersine PKK amacını genişletebilir, demokratikleştirebilir.
Amaca giderken parti-cephe-ordu üçlüsünden vazgeçip daha kapsayıcı olan ve Kürdistani bütün kesimleri katacak bir ulusal-demokratik birlik cephesi oluşturabilirdi.
Parti elbette ayrı olur. Ama cephe ve orduya tek parti damgası giydirmek reel sosyalizmin bir hastalığıydı.. Parti-cephe-ordu ve bunun üzerinde lider kültü yıkılan ve dayanamayıp çözülen reel sosyalizmde vardır.
PKK kendisini bu konularda yenileyebilirdi.
Direnme ruhu amaç doğrultusunda kazanılan ve direnişle kazanılan bir olgudur.
Rojava Kürdistan'ında federasyon demeleri; bu direnme ruhudur. ve bağımsızlık ruhunun hala terkedilmediğinin göstergesidir.
PKK iç infazlar, Kürtler arası çatışmalar konusunda özeleştiri verip kendini yenileyebilir.
Soğuk savaş dönemi kutuplaşma ve özelliklerini terkedebilirdi.
Lider Kültünü aşabilirdi.
Programını günümüz koşullarına göre güncelerken ve koşıllara uyarlarken, tüzük-işleyiş ve yönetim tarzı vb konuularda, dost ve düşmen tanımlamalarını güncelleştirebilirdi.
Sadece terkedilmemesi gereken amacını terketti, kokteyl görüşlerin sanki yeni icad edildidği ve herşeye demokratik diyerek demokrasinin geleceğini sandı.
Üstelik bunları hapishaneye girerek, kendini hapsederek yaptı.
Bir parti kongrelerinde özgürce tartışarak bunu yapabilir. Ama PKK lider kültünden dolayı buna müsait değildir.
PKK liderinin uluslarası güçler ve TC tarafından niye hapsedildiğini çözemedi.
Üstelik kendisini de hapse koydu.
Amaç gitti, ama tüzük, işleyiş ve yönetim tarzı neredeyse olduğu gibi kaldı.

*Abbas arakadaşı "dinlerken gözlerim kapalıydı.."
Geçenlerde ANF' Duran Kalkan roportajını okudum. Okumadanda ne diyeceğini tahmin ediyordum. Okudum ama gözlerim kapalıydı.
Güncel birşeye ve önaçıcı poltika ve görüşlere rastlamadım.
ABD nin 3 KCK yöneticisi hakkında verdiği haksız ve TC yi destek amaçlı kararına verdiği cevap 1990lar gibiydi. KCK yöneticilerini başına ödül konulmasıkararına karşı ççıkar, bunda haklıdır.
Ama bunu eski soğuk savaş kafası ve eski okumalarla yapması yersizdir.
Üstelik Rojava da ABD, Kürtlerin müttefiki. Şimdi ABD desteğini çekse TC, İran, Suriye vb hemen başlarına çullanır yokederler.
ABD'yi doğru okusaydınız, ABD nin Ortadoğu poltikasında Kürtler var ve dolayısyla KCK de olacaktı..
Çıkarlarınızı bir halk adına ortaklaştıramıyorsanız, bu sizin bileceğiniz iştir.
"Delikli tüfek ilan edildi, mertlik bozuldu" gibi herşeye öyle balıklama kafa tutmak zamanıda çoktan geçmiştir. Politikanın incellikleri...
Evet politika ve diplomasinin incellikleri lazım...

*Örneğin KCK kendini terör listesinde çıkarabilirdi.
Ama siz bu kafayla yapamadınız.
Terörist damgasını kaldırmadan size kimse hiç bir yerde iktidar veremez..
Dünya gerçeği bu..
Avrupa Adelet Divanı "PKK nin terör listesine alınmasının haklı gerekçeleri yok" kararını verdi.
AİHM Demirtaşın serbest bırakılması kararına vardı.
İŞİD tehlikesi yaygın olduğu ve Kürt ulusal bilincinin zirvede olduğu ve dünya kamuoyu ve devletlerin Kürtlere ilgisinin arttığı koşullarda bunu yapabilirdiniz.

*Bırakınız sosyalizmi; sizin bildiğiniz devlet sosyalizmi yanı devlet kapitalizmiydi. O yıkıldı gitti. kapitalizmin ikinci elden versiyonuydu.
Başka bir dünya mümkün, modernitenin ötesine geçilebilir...
Bunlar hala zayıf görüşlerdir. yeni bir sosyalizmi ortaya koyanı daha tam görmedim..
Komünal sistem eskiyle yapılan bir nostaljidir. Günümüzde karşılığı ve özellikle Ortadoğu da yoktur...

*Ulus devletler ortadayken ve özellikle sömürgeci devletler bu durumdayken Kürtleri UKKTH ve devletten mahrum etmeniz, ezen ulusn devletini demokratikleştirilmesi görüşü; tam bir garip teoridir.
Sömürgecilerimizin devleti olacak , Kürtlere devlet olmayacak..
İnsan kendini bu derece gülünç duruma düşürmez.
Politkanızı, ittifak anlayışınız, mücadele yöntemleri ve amacınızı yeniden gözden geçirmeye ihiyaç olduğu kesin.
Günümüzün koşulları size bunu emrediyor..

*PKK'yi olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alıp değerlendirmek yerinde olur.
PKK Kuzey açısından bir tarihtir.
Örgütlenme ve direniş potansiyeli ortaya çıkarmıştır.
En iyi yanı bağımsız-demokratik ve birleşik kürdistanı savunması ve bunun için mücadele etmesiydi.
O zamanda bağımsızlık ütopyasının gerçekleşebilir olduğunu ama kısa zamanda gerçekleşmeyeceğinin farkındaydık. Federasyon, konfederasyon ve otonomi koşulları yakalansaydı reel poltika ve koşullar gereği bunlar reddedilmeyecekti. Bu da Kürdistan mücadelesi için bir basamaktır.

*PKK ve mücadelesini hiçleştiren ve keşke olmasaydı veya PKK bir devlet projesidir diyenler PKK yi anlamayanlardır.

*PKK için 1999 dan sonra gelen reçeteleri benimsemediği halde lider ne derse doğrudur demek; PKK nin veya bu gün KCK'nin en büyük hendikapıdır.
Esir alınan liderlere hiç bir devlet dışarıyı yönet ve görüşlerinle donat hakkı vermez. Veriyorsa bundan şüphe duymak gerekiyor.

*Bazı Kürtler ve hatta Türksolundan çoğu KCK lideri Öcalan'ı öne koyup Kandil'i dıştalıyor. Bu tür yaklaşım ve görüşlerden de süphe duyulmalıdır.
*KCK'nin TC ye karşı hiç bir zaman ezilmesini ve yenilmesini istemem. TC ye karşı her zaman onları desteklerim. Bu porolam TC ye tavır alan her kürt ve parti içinde geçerlidir.

*Özlü bir dönüşüm ve değişimi, uluslarası ilişiki ve politikanızı yeniden ayarlamanızı, hayalci ve dogmatik, kazandırmayan tavır ve ilişkilerden vazgeçilmesi ve programları - amaçlarını ülkemiz ve haklkımız adına yeniden değerlendirmeleri isteğimdir.
Yaparlar mı veya yapmazlar mı bu kendilerinin bileceği iştir.

*KCK'liler hala PKK'liyiz diyorlar.
PKK nin amaçları ve ilk programı vb sözkonusu olursa ben sizden daha fazla PKK'liyim. bağımsız-demokratik- birleşik Kürdistan benim gençlik hayalimdir.
Hiç bir zaman bu hayalime sırt çeviremem. İRK'nin hedefi de bu şekilde özetlenmiştir.
Kürdistan ve bağımsız-demokratik Kürdistan - Birleşik Kürdistan için mücadele eden bütün parçalardaki şehitlerimiz önünde saygıyla eğiliyorum.
PKK'nin kuruluş yıldönümünü kutluyorum..
Dursun Ali Küçük
26. 11.2018

Yorumlar

Sayın küçük sizinde belirtiğiniz gibi pkk kuruluş dönemindeki parti olmaktan çoktan çıkmıştır.En bariz ifadesiyle kendisininde içinde çıkamayacağı bir durumdadır. Önemli tarihsel fırsatlar heba edilmiştir.Bu durumda aktıf süreci belirliyen olmaktan çıkmış edilgen bir sosyal olguya evrilmiştir. ancak bu durumun en vahim yanı yarına dair hiçbir öngörüleri olmayışıdır.Bu gidişle rojava direnişinde bazı kazanımların elde edilmesini zorlaştırıyor.Ayrıca değişimin hiç bir emaresi görülmüyor.Aksine izlediği politika geçmiş mücadelesini ve gücünü kendi siyasal geleceğini sadece ayakta tutablmek adına daha kotü pozisyonlara mecbur kalacaktır. Sayın küçük siz haklı olarak hala bir aile içi bir sorun olarak ele alıyor ve bazı temmenilerde bulunuyorsunuz.size hak veriyorum.ancak sizde iyi biliyorsunuzki bu çok zor. çünkü belirttiğiniz gibi o köprülerin altında çok su geçti.Bu iş sadece onların eylem veya niyetleriyle gerçekleşecek bir sorun olmaktan çoktan çıkmıştır. Saygılar.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News