ala kurdistan
Ey Reqîb

Putin ve Erdoğan Kaybediyor-Teslim Töre

Bu yazıyı bir önceki “Neyin Savaşı” başlıklı yazının devamı olarak okumak gerekiyor. Söz konusu yazıda bu yazının başlığını da vermiştim. Önceki yazılarımın bir çoğunda Putin ve Erdoğan’ın kaybedeceğini belirtmiştim. Söz konusu yazılardan birisine bir okur “acemice” diye yorum yapmıştı. Bu yazıda Putin’le Erdoğan “kaybedecek” değil “kaybediyor” diye yazıyorum. Çünkü artık her iki aktörün de kaybetmekte olduğunu gösteren somut veriler var. Söz konusu verilerin başında B. Britanya, AB ve ABD tarafından başlatılmış ve her geçen gün derinleştirilmekte olan ikinci soğuk savaş politikası geliyor. Bu ikinci “soğuk savaş” politikasının birincisinden farkı, provokasyonların üzerine oturtulmuş olmasıdır. Birincisi daha harbiydi, sistemler arası bir soğuk savaştı. İkincisi, eski Rus casusunun faili meçhul bir şekilde öldürülmesi nedeniyle başlatıldı. Söz konusu casusa Rusya’nın suikast düzenlediğini gösteren somut bir veri yoktu. Düpedüz provokasyon kokuyor. Devamında, soğuk savaşı derinleştirmek için kullanılmak istenen Suriye yönetiminin Duma’da muhalif düşmana karşı kullandığı iddia edilen kimyasal silah. Böyle bir silahın kullanıldığını gösteren henüz bir veri yoktur, olmadığı gibi hangi tarafın kullandığına dair bir kanıt da mevcut değil.

Buna rağmen AB’nin ana öğelerinden birisi olan Almanya’nın yan çizmesine rağmen, diğer önemli öğesi olan Fransa Suriye’ye yönelik saldırıda yer almakta ısrar ediyor. Önceki yazıda da belirtmiş olduğum gibi bir saldırı gerçekleştirilse bile ciddi bir savaşın çıkacağını sanmıyorum. Ciddi bir silahlı savaş çıkmaz, ama soğuk savaşı alabildiğine derinleştirebilecek bir girişimin yapılacağına kuşku yoktur. Rusya durduruluncaya, Erdoğan Türkiye’si ya iktidardan düşünceye ya da Rusya’dan kopartılıncaya, İran’ın Suriye ve bölge üzerindeki etkisi kırılıncaya kadar soğuk savaş her fırsatta yeni yeni, provokatif gerekçeler yaratılarak derinleştirilmeye devam edileceğe benziyor. Lavrov, birinci soğuk savaş dönemini kastederek: Bunlar eskiden daha ciddilerdi, şimdi yalan da söylüyor, iftira da ediyorlar derken çok haklıydı. Evet aynen öyle yapıyorlar. Yalan da söylüyorlar, iftira da atıyorlar. Bu yöntemlerle ikinci soğuk savaş provokasyonların temeline oturtulmuş durumda. Besbelli böyle olmaya devam edecek. ABD, AB, Britanya eski ve asırlık emperyalistler, Rusya ise genç, onlardan daha aç ve semirmeye daha çok ihtiyaç duyan, yeni, yeni olduğu kadar da acemi emperyalist bir güç durumunda.

Hani: Fare olmadan çul kesmeye başladı derler ya işte öylesine acemi. Suriye’ye ürkütücü bir havayla girdi, daha yeteri kadar yerleşmeden, önce Rus savaş uçağının düşmesi olayı ile Erdoğan Türkiye'si ile bozuştu, sonra da U dönüşü yaparak arayı sıklaştırdı, bununla da yetinmedi, Erdoğan Türkiye’sini açık açık AB’den, ABD’den ve NATO’dan kopartmaya çalıştı. Afrin olayında da görüldüğü gibi, Erdoğan’ın zaafından yaralanarak, Membiç ve Rojava’da ABD ile Erdoğan Türkiye’sini karşı karşıya getirme politikası izledi. Ortadoğu bölgesine herhangi bir denge gözetmeden girmekle kalmadı, bölgedeki bütün dengeleri alt üst ederek, her şeyi çıkarı için dizayn etmeye çalıştı. Bu bağlamda: Erdoğan Türkiye’si, İran ile birlikte Astana ve Soçi toplantıları ile bir karşı blok oluşturmaya başladı. ABD senatörünün yeni ABD Dışişleri Bakanı olacak zata gösterdiği Türkiye’de çekilmiş, Putin, Ruhani, Erdoğan’ın fotoğrafının oluşmasını sağladı. Anlayacağınız “arının peteğine çomak soktu” derler ya işte öyle yaptı. Arılarda soğuk savaş çıkartarak Putin’i dalamaya başladı. Putin Rusya'sının izlemiş olduğu bu politika eski emperyalist güçleri harekete geçirdi.

Bunu çözümünün iki yolu var: Ya Putin her şeyi göze alarak direnecek, üstesinden gelerek kendisini zorla kabul ettirecek, ya da yenik düşerek, “pes edip”, anlaşma yoluna gidecek, kendisine verilen alan kadarlık bir harekat alanı ile yetinecek. Birincisini yani her şeyi göze alarak direnip kendini kabul ettirme şansı hemen hemen yok gibi. Yok gibi çünkü Rusya ekonomik altyapısı olmayan ya da zayıf olan sadece siyasi ve askeri gücüne dayanarak emperyalist olmaya çalışan bir süper güç durumunda. ABD ve AB bastırınca sadece Türkiye’nin ekonomisi değil, Rusya ve İran’ın ekonomisi de bayır aşağı inmeye başladı. Her üç ülkenin de para birimi anormal bir değer kaybetti ve etmeye devam ediyor. Bu olgu tek başına bile Rusya’nın bu baskılara sonuna kadar dayanamayacağını net olarak gösteriyor. Dünya piyasası dolara, Avro’ya, Sterlin'e bağlı konumda. Ne Rus, ne İran ve ne de onların şimdilik can dostu olan Türk parasının bir dünya piyasası var. Erdoğan zaman zaman karanlıkta ıslık çalan korkak gibi “ekonomimizi çökertemezler” gibi palavralar atsa da ekonomik kuşatma ve baskı küresel bir etki ve güce sahip durumda. Bu somut gerçekliğe göre ne Putin direnerek AB, ABD ve Britanya’ya rağmen emperyalist bir güç olabilir ne de Erdoğan “bizi hizaya getiremezler” diyerek işin içinden çıkabilir. Geriye Putin’in ABD ile anlaşıp uzlaşarak her iki süper güç arasındaki sorunları çözmek kalıyor.

Kendi dinamizmi ile ve dayatarak, emperyalist olma treni kaçalı çok oldu. Rekabetçi dönemde meta ihracı (koloni), tekelcilik döneminde sermaye ihracı (ithal ikameli, montajcılık) bağımlılık, iş birlikçilik, sanayi taşıma harekatı globalizm dönemi gibi kapitalizmin evrelerinin tümünü AB ve ABD sermayesi yaşadı ve dünya piyasasını bunlar dizayn etiler. Gelinmiş olunan noktada ancak görüldüğü gibi Çin yöntemi ile emperyalist olunabilir. Tabi ki o da öyle gül bahçesi falan değil, onun önüne de “ekonomik savaş” çıkartılıyor. Aslında bugün için okların sivri ucu Rusya’ya çevrilmiş olsa da bütün dünyada kapitalizmin kendi iç çelişkisi temelinde, küreselleşen sermaye ile küreselleşememiş sermaye arasında, hem tek tek emperyalist ülkelerde, hem de dünya çapında çetin bir “soğuk savaş” süreci yaşanıyor. Küreselleşememiş sermaye kendini ulusal pazar, ulusal ekonomi vb. gibi alanda rasizm, şovenizm, faşizm ideolojisi ile siyasi arenaya taşırken, küresel sermaye yaratmış olduğu dünya pazarını, buna denk piyasa ekonomisini egemen kılmaya çalışıyor.

Bu çelişki nedeni ile Trump şaşkın ördek gibi arka üstü yüzmeye çalışıyor. İçeride ABD’nin küreselleşmiş sermayesi ile küreselleşememiş sermaye arasındaki çelişki, dışta ise küresel sermayeye rağmen emperyalist olmaya çalışan, Trump ile aynı sınıf zemininde olan Putin’le karşı karşıya. Trump, durup dururken küresel sermayenin Suriye’ye çektiği ABD’yi Suriye’den hemen çekileceğiz diyerek küresel sermayenin önünü kesmeye çalışıyor. Sonradan karar değiştirmesi ise küresel güçlerin baskısı ile oluyor. Trump’ın dengesizliğine sermayenin arasındaki bu çelişki de eklenince Suriye konusunda sürekli gelgitlere neden oluyor. Putin’in de Trump’ı destekleyerek başkan olmasına katkı yapmasının nedeni de Putin’le Trump’ın aynı sınıf zemini üzerinde olmaları gerçeğidir. Dünya çapındaki sistem dengesizliği kapitalizmin bu iç çelişkisi nedeniyle oluyor. Oluyor çünkü ekonomik altyapısız siyasal bir üst yapı asla olamaz. Ekonomik altyapı böylesine ikili bir yapısal özelliğe sahipken, siyasal üst yapı ve ideolojik gelişmelerde dengeli ve istikrarlı bir gelişim seyrinin izlenmesi olanaksızdır.

Küresel sermayenin küreselleşememiş olan sermayeye galebe çalacağına da kuşku yoktur. Kapitalizmin mevcut konjonktürel yapısı gereği yaşanmakta olan bu dengesizlik durumu, olduğu gibi bölgemiz Ortadoğu’ya yansıyor. Dünya çapında olduğu kadar bölge bazında da küresel sermayenin küreselleşememiş sermayeye galebe çalması kesin gibidir. Çünkü dünyanın dengeleri en büyük sermayenin hareketi ile rayına oturuyor. Bu kısa ekonomik altyapı ve sınıfsal analizden sonra Putin Rusya’sının kaybetmekte olduğunu kesin olarak belirtebilirim. Bir İngiliz Lordu'nun: Politika ekmek peynir meselesidir dediği gibi, savaşta, savaşın kazanılması da fazlası ile ekmek peynir meselesidir. Kesin olarak böyle olduğu için de Putin girmiş olduğu bu girdabın içinden çıkamaz ve kaybeder. Peki Putin’in “dostu” Erdoğan ne yapar? O kazanır mı? Erdoğan zorda kalınca: ABD ile de, stratejik ilişkimiz olan Rusya ile de ilişkilerimiz devam edecek diyor. Gerçekten edebilir mi? Kesinlikle hayır.

Edemez. Hani: Cennete gitmek istiyorum ama kötü emellerim bırakmıyor derler ya işte öyle. Soğuk savaşın ve kapitalizmin iç çelişkisinin derinleşen süreci, ilişkilerin devamını Erdoğan’ın iradesine bağlı kılamaz. Belki Erdoğan her iki kutupla da ilişkisini sürdürmeyi ister ve bundan yarar da sağlayabilir ama bu her iki kutup ABD ve Rusya aynı şeyi isteyebilirler mi? Erdoğan’ın ikili ilişkisi Erdoğan’a yarar sağladığı gibi her iki süper güce de yarar sağlar mı? Hayır. Çünkü her iki süper güç de Erdoğan’ı diğerinden kopartmak istiyor, onların çıkarına da öyle denk geliyor. Erdoğan, ya Putin’in yanında ya da ABD’nin yanında yer alacak. ABD’nin yanında yer alması için de iktidarını kaybetmeyi göze alacak. Çünkü ABD artık Erdoğan’ı iktidarda istemeyecektir, değilse Putin’in yanında yer alarak, Putin’le birlikte Erdoğan da kaybedecektir.

Yorumlar

Herseyin uzerine bir Cizgi cekelim.

 

sadece birseyin utezerinde durursak Erdogan ve Putin 

planlarini nasil akilica yaptiklarini gormusoluruz.

 

oyle kucuk fare gibidegil

Erdogan ve Putin jihatcilari yetistirerek avrupayaya saldirarak direkt 

bati kulturunu hedeflediler.

 

batiyi ne silahlarla ne de politikayla alt edemiyeceklerini biliyorlar

 

jihatcilarla avrupayi ve batikulturunu gelecek 50 seneicinde darbeleyecegini

biliyorlar.

 

Erdogan batiyi yok etmekicin tohumlari ekti

 

afril bab ve idlibi almak istedigi nedeni bu

 

buralarda gelecek 10 sene icinde issiten cok tehlikeli olan

bir olusumun tohumlarini attilar

 

kurdler bati avrupa Israel USA bunlarin farkindami bilmiyorum

Ben acemi demiyorum fakat, kaybediyor kaybedecek cümleleri arzudan ibaret hisimce..

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News