ala kurdistan
Ey Reqîb

Seçim Ve Beklentiler -Nurettin Yıldırım

Bahçeli’den pat diye düşen” erken seçim" çıkışına, Erdoğan’ dan jet hızında gelen, hap diye üzerine konulan "24 haziran" açıklaması aslında bu meselenin öyle sanıldığı gibi hiç sürprizi yada anlaşılmazı yoktur. Her şey gayet net ve açıktır. Mesele Bahçeli ve Erdoğan ikilisinin danışıklı oyun düzeni içinde ceryan etmiştir. Bu ikilinin Seçim kararı çok önceden üzerinden anlaştıkları, mutabık kaldıkları anlaşılmaktadır.
 
Erdoğan ve Bahçeli’nin erken seçim davranışına bir çok çevre yada muhalif kesimlerden gelen tanımlamalara bakıldığında kimisi “Panik”, kimisi "Gasp”, kimisi “Baskın” ve “Acz” dedi. Buna ek olarak bir de tecavüzü eklemek gerekir. Bu seçim sisteminde ve kararında bu tanımlamaların hepsi vardır.
 
Türkiye devleti ve yönetim birimleri toplum yapısıyla bir kokuşma ve çürüme içindedir.
 
Bu kokuşma ve çürüme ne yazık ki devlettin en üst yönetim kişisinden bireylerine, kurumlarından bütün yapısal organlarına kadar bütün bir topluma sirayet etmiştir.
 
Her geçen gün giderek artarak ağırlaşan bu çürümenin verdiği kokuşma haline, bir de ekonomi den gelen dalganın dibe vurma hali çok daha korkutucu gelmektedir. Ekonomideki gidişatın çok daha kötü günlerin geleceğinin habercisi olarak Türk devlet sisteminde büyük paniklemelere yal açıyor. Şimdiden devlet yönetenlerin kuşkulu ifadeleri, yönetememezlikleri ve geleceklerinin öngörülmemesi iktidar erkinde yaşanan kriz paniklemelere neden olmuştur.
 
Kendi meselelerini bir erken seçim üzerinden gürültülerle ve gerginlikler üreterek bu bağlamda rahatlama yoluyla buradan bir ömür uzatma ve kurtuluş gerekçesi üretilmek istenmektedir.
 
Özellikle Kürd düşmanlığı ve Efrin işkali üzerinden tırmanan ve kabaran şoven, ırkçı, gerici Türkçülûk dalgası bu kadar çok tehlikeli boyutlarda canlı dururken bundan yararlanmak isteniyor. Hem de acelesiyle. Çünkü ters yönde ise bu ırkçı, işgalci, katliamcı saldırganlığın getirisi olarak toplumun verdiği bir bedel vardır. Bu olumsuz bedel ve karşılığı maliyeti oldukça ağır ve yıkıcıdır. Bu yıkıcılığın tam sonuçları gelmeden Milliyetçilik ve ırkçılık anlayışından yararlanmalıdır.
 
Türk toplumunda yükselen boş ve anlamsız ırkçı duygu kabarması ve buna karşı toplumdaki çöküşü hızlandıran kokuşma ve çürüme yanında ekonomide gelen dibe vurma dalgası ve bu dalganın hızlanarak yükselmesi kendi içinde büyük bir yıkımın haberlerini veriyor. Bunun böyle olduğunu olacağını aklı başında herkes söylüyor. Erdoğan ve iktidar çevresi bu bitişe gelmeden, iflası çekmeden kabaran şövenist, ırkçı duygular bu kadar iş yapar haldeyken meyvelerini toplamak istiyor. Zamanında ve normal seçim işine gelmeyecek ve belkide böyle bir seçim onun sonu olacak. Bunun hesabını, kitabını yapmışlardır.
 
Bu seçimdeki esas mesele Erdoğan’ın yetki meselesinden öte bir meseledir. Mevcut durumda elinde her türlü yetki fazlasıyla vardır. Zaten olağanüstü yönetim anlayışıyla her istediğini yapıyor. Hırsızlıktan tutalım gasp, tecavüz, öldürme, tutuklama vb. her istediğini uyguluyor. Bütün bu işler için gerekli olan her düzenlemeyi, kanunu, yasayı yapması önünde hiç bir engel bulunmamaktadır. Bu seçimle istenen belli ki başka şeylerdir. Bu seçimle esasta amaçlanan kendi ömürlerini uzatma ve kendilerini ve iktidarlarını kurtarma operasyonudur.
 
Bu seçimde beklentiler nelerdir.
 
Bu seçimde toplumu çok büyük beklentiler içine sokmak doğru değildir. Bu seçimde ister AKP- MHP ortaklığı kazansın, ister karşı taraf, muhalefet olan kazansın her iki halde de Türkiye’nin mevcut gidişatı üzerinde radikal anlamda köklü bir değişiklik yaratacak kadar etki yapmayacaktır. Özellikle de
 
kürtler açısından bunun böyle olacağı bilinmesi gerekir. Bu seçimle Kürd sorununda ve çözümünde yakın bir gelecekte bir gelişme olmamakla birlikte Türkiye’de demokrasinin ve değerlerinin gelişmesinde de pek kayda değer bir gelişme ve değişime pek mümkün görünmemektedir.
 
Mevcut Erdoğan’lı AKP iktidarının yada CHP ve diğer muhalefetin iktidarlarının durumuna göre, diktatöryal, tek adam yönetiminin yada tersi durumda daha sert, katı ve de daha çoğunluklu cüzi yumuşamalarla demokratik görünümlü kısmı değişiklikleri içeren farklılıklar anlamında elbette bazı sonuçları olacaktır.
 
Özel olarak Kürtler açısında seçimin anlamı nedir?
 
Birincisi; bu soruya verilecek en doğru yanıt kürtlerin en geniş anlamda birleşik ve bütün halinde aynı yönde ortak bir davranış sergilemelerinin önemle işlenmesidir. Kürt cephesi Türkiye’deki demokratik çevrelerle ilişki ve destek arayışı da önemlidir. Ama özellikle Kürdilerin bir blok halinde aynı yönde tercih göstermeleri çok daha anlamlı ve önemlidir. Bunun özelikle altını çizmekte fayda vardır.
 
İkincisi: Bu seçime gereğinden fazla rol atfetmek ya da kürd meselesinin ve çözümünün önemli bir yolu olarak görmek ve o şekilde yaklaşmak doğru değildir. Böyle değildir diye önemsememek de aynı şekilde doğru değildir. Bunu genel kürd mücadelesinin bir parçası bir taktiği olarak ad etmek ve bu bağlamda kürd davasının ve mücadelesinin bir parçası olarak ele almak gerekir.
 
Üçüncüsü: Kürtlerin Türk sömürgeci sistemine ve partilerine verecek oylarının olmadığını göstermek açısından, bütün eleştirilerine rağmen ve kendi Kürd partisinsine HDP’ nin eksik ve yetmezliklerine bakmadan ona ve adayına oy vererek bu yöndeki iradesini göstermesi ayrıca önemlidir. Bu çerçevede Kürt halkının kendi tercihleriyle ortaya koyacakları irade beyanı aynı zamanda bir referandum niteliğinde değer ve anlam kazanacağı unutulmamalıdır.
 
Dördüncüsü: “HDP kazansa, meclise gitse ne değişecek, Türk parlamentosunun ne faydası olacak, seçilenler yine tutuklanacak, atılacak, kayyumlar” vs. yine olacak demeden her ne olursa olsun bunların seçimde Kürtlerin irade beyanı karşısında pek önemi yoktur. Önemli olan Türklerin ırkçı partilerinin önüne bir Kürdün ortak iradesi şeklinde kendini göstermektir. Daha önceki seçimlerde en fazla 6 milyon oy alındıysa, bu seçimlerde 8- 10 hata mümkün olan en üst seviyeye çıkabilmektir. Varsın hile olsun, puştluk olsun, hırsızlık ve yalan dolan olsun. İster hemen seçimden sonra fesler, koyumlar, tatulamalar olsun. Bütün bu olacakların hepsinin seçimde alınacak olan sonuçlar karşısında çok önemsiz bir ayrıntı olarak kalır.
 
Beşincisi: HDP’ nin Selahttin Demirtaş’ı aday göstermesi önemli bir karar olacaktır. Bu isim etrafında bütün kürt bileşenlerin birleşmesi ve ortak haraket etmesi için gerekenler yapılmalıdır. Kürtlerin buna ihtiyacı vardır. Bu bir başlangıç olabilir. Bununla ardı ve devamı gelebilir.
 
Altıncısı: seçimin ikinci tur olasılığı karşısında duruma göre bir Kürt inisiyatifinin bileşenleri dahilinde Türkiye’deki demokratik bileşenleriyle beraber ortak tavır geliştirmek gibi hamleler önemsenebilir. Bu durumda asgari müştereklerde Erdoğan ve çetesini düşürme adaklı seçenekler öncelenebilir. Bunda her hangi bir mahsurun olmadığı bilinmelidir.

Yorumlar

CHP HDPye gel bize katil sonra biz sana bir güzel kazik atariz havalarinda, bana sorarsaniz artik hepsinin cani cehenneme , Einstein bir insan ayni hatayi yapip baska sonuc beklerse aptaldir der, sizce Tayyib gider ötekileri gelirse Kurdün durumu düzelirmi??? Hic sanmiyorum!! Ben artik Kurdün bir kurtulusu olduguna inanmiyorum, Kurdún kurtulusunu isteyen ‘sözde’ liderler ciddiyetsiz,hayal dünyasinda yasiyorlar, HDPye gelirsek onlarda maas  derdinde, yoksa gercek kurtulusu isteyenin istenmedigi yerde isi ne?? Tamam Kabul denenmeli idi ve denendi ama Tirklar bunu hazm edemedi ve etmeyeceklerdir, HDPye  gel katil demeleri sizi Kabul Ederiz anlayisi degil , gel isimize yara sonra TESLIM ol!!! Yersen tabi!

Erffoğan'ın gitmesi ve yerine CHP'nin yada başkasının gelmesi Kürtler vr kürt sorunu için fazla bir anlamı olmaz. Mesele mevcut durumda legal anlamda kürtleri temsil eden HDP'nin oylarını artırarak kürtleri temsilen siyasal aktõr olarak var olması ve türk partileriin kürdistanda sandığa gömmen bir siyasal tablonun ortaya çıkarılmasıdır. Bence bu seçim bu anlamda bir sonuçla önemli bir kazanıma dönüştürülebilir.

ERDOĞANın Her gittiği yerde  we hatta  Mardin- AMED gibi KÜRDün merkez şehirlerinde KÜRD kitlesinin karşısında övünerek " Biiz bugün EFRİNde şu kadar terorist öldürdük " demesi , O'nun KÜRDİSTAN'dan silip süpürülmesi gereken tek gerekçedir. Ancak KÜRDtür bu , O'nun kuyruğunu terketmez ve Erdoğanın bu barbar söylemi karşısında Alkışlayarak destek de veriyorlardı. Önümüzdeki süreçte Seçim propaganda döneminde KÜRDün kulağına HOŞ gelecek bir iki söz karşılığında KÜRDü kandırmayacağının garantisi yoktur. Bu konuda ENDİŞELİYİM. Özellikle İmralı üzerindeki Tecrid hafifletilmesi we akabinde  1-2 görüşmenin sağlanması bizim KÜRD cenahının bir kesiminin aklını çelebilir we  KERKUK- BAŞUR kürdistan saldırganlığı ile  EFRİN işgalini  bile unuturacağı endişesindeyim. ( olası ikinci turda HDPyi yanına çekmek Erdoğanın .... Y-Z  planında olduğunu da unutmayalım )  Yıkılmış şehirler, yerlerinden yurtlarından  sürülmüş EFRİNli we KUZEY KÜRDİSTAN halkının hesabını bu süreçte belki silah GÜCü ile KÜRDler soramıyorlar ancak  SANDIK silahını kullanarak tarihin gelmiş geçmiş bu en büyük KÜRD düşmanına gereken cewabı vermelidir. 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News