ala kurdistan
Ey Reqîb

Bir Kıvılcım İçin İntihar Eden Yıldızlar- Hüseyin Turhallı

Bu sözcüğü yıllar öncesinde Ferhat Tepe için yazdığım bir şiir denemesinde kullanmıştım. Düşünüyor ve görüyorum. Kürd ve Kürdistan davası için kayan o kadar sayısız Ferhatlar varki........ 

Kürd ve Kürdistan davasının Ağrı Dağında Mezara gömüldüğü tarih sonrasında bir kıvılcım için yıldızların intihar etmesi gerekiyordu.

Kim ne derse desin, 49'lar davası bir kıvılcım için intihar eden yıldızların hikayesidir.

Milli İstihbarat Müşavirlerinden Engun Gökdeniz'in Milli Emniyet Hizmetleri (MAH-MİT) raporlarına dayanılarak tutuklanan 50 Kürd aydını yakalanarak zindana atılır. "Bizi neyle suçluyorsunuz?" sorusuna karşılık savcı "size sonra bir suç buluruz" diye cevap verir. Sonradan suç bulunmasa da ceza bulundu: Tümü sallandırılacak..... buna bir de 485 Kürd aşiret reisi sürgün edilerek eklendi.

49'lar davasına avukat olarak katılan Mehmet Ali Aslan bu tutuklamaların iki nedene dayandığını söylüyor.

ı- Ekonomik kriz içinde bulunan DP iktidarına "Komünizmle mücadele" adı altında ABD ve NATO'dan ekonomik yardım sağlamak.

ıı- Yeniden filizlenme tehlikesi bulunan Kürd ve Kürdistan davasını tarihe gömmek.

Zindana atılan 50 Kürd aydınından Mehmet Emin Batu zindan koşullarına dayanamayarak mide kanaması sonucu vefat edince dava 49'lar olarak devam etti.

49'lar davasıyla ilgili çokça şeyler yazılıp çizildi. Ben önceki gün yaşama veda eden bu davanın en genç ve isyan öncüsü Faik Savaş'ı kendi anılarımla anlatacağım. 
****
ABD'nin Irak'ı işgal etmesinden sonra Kürdler ayaklanarak Güney Kürdistan'ın bütün topraklarını işgalci güçlerden temizledi. Ancak Türkiye'nin devreye girmesiyle birlikte ABD ve koalisyon askerleri Saddam'ın Kürdistan'a saldırmasına onay verdi.

Baas ordularının yoğun saldırısı sonucu dayanamayan Pêşmerge güçleri geri çekildi. Buna bağlı olarak 3,5 milyon Kürd göç yollarına düştü. Büyük bir dram yaşandı. O dönemde Diyarbakır'da avukatlık yapıyordum.

Herkes çaresizdi. Diyarbakır Barosu'nun çağrısıyla Doktor, mühendis, öğretmen, avukat.... velhasıl değişik mesleklerden yaklaşık 200 kişi Avukat Hüsniye Ölmez'in Bürosunda toplandık. Kalabalık büroya sığmadı. Bazıları dışarıda kaldı.

Baro Başkanı Av. Fethi Gümüş "Bir insanlık dramı yaşanıyor. Yardım için devletin iznine ihtiyaç var. Bir çıkmazın içindeyiz. Arkadaşların önerilerini almak istiyoruz" dedi.

İlk sözü ben aldım.

"Yasalar insan hayatından daha önemli değildir. Ortada bir katliam bir insanlık dramı var. Yasaları değil, insanlık vicdanını dinleyeceğiz. Burada toplanan tüm arkadaşlara önerim şudur:

Yarın herkes çevresine haber versin. Sırtına alabildiği kadar yiyecek, içecek, giyecek alsın. O insanların imdadına koşacağız. Milyonlarca Kürd ölüyorsa buna biz de dahil olalım" dedim.

Fethi Gümüş "Toplantı bitmiştir. Yarın yola çıkıyoruz" dedi.

Kürdistan kaynıyordu. Turgut Özal belki bu kaynamaların önünü almak için belki de yüreği yandığı için o akşam Saddam'a müdahale için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine çağrıda bulundu. BMGK aynı gece karar aldı. 36. Paralel sınırlarını çizdi.

Türk hükümeti ise tüm yardımları serbest bıraktı. Bizler de komiteler oluşturduk. Diyarbakır-Bingöl Yardım komitesinin içinde ben de yer aldım. İlk etapta 27 kamyon yiyecek, içecek ve giyecek toplandı.

7 Nisan 1991 Günü yardım kamyonlarıyla birlikte Işıkveren'e gittik. O arada elime 2000'e Doğru Dergisi geçti. Dergide 49'lar davasında yargılanan Duhok Azadi Hastahanesi Baş Hekimi Dr. Faik Savaş'ın yaralı olarak 49 Nolu Sınır Taşı mevkiinde bulunduğunu söylüyordu.

Faik Savaş Genç/Ulyanlı idi. Kendisini şahsen tanımasam da ailesini yakınlarını tanıyordum. Ona ulaşmak için ilişki aramaya koyuldum. Vedat Aydın "Böyle yaparak Dr.un hayatını tehlikeye atıyorsun" deyince "Zaten hayatı tehlikede. Ulaşırsam belki kurtarabiliriz" dedim.

Ülke Gazetesinden Cizreli Sait Dr. Faik'i bulabileceğini söyledi. Sait'e kapalı bir not verdim. Bunu Dr. Faik'e ulaştır, dedim.

Notta "Ben Av. Hüseyin Turhallı. Mıstan aşiretindenim.

Güvenliğin için mutlaka sana ulaşmam gerekiyor. Ancak gerçekten sen Faik Savaş isen, bana ailenden birinin ismini el yazınla yaz" dedim.

Ertesi gün not bana ulaştı. "Ben Ulyanlı Faik Savaş'ım. Ahmet Kasımoğlu'na haber gönderebilirsin" diyordu.

Aldığım notu Ahmet Kasımoğlu'na faksladım. O da "Bu yazı Dr. Faik'in el yazısıdır" diye cevap gönderdi. 21 yıl sonrasında Dr. Faik Savaş 49'nulu Sınır Taşı mevkiinde kardeşleriyle buluştu. 
****
Sene 2002 Dr. Faik Savaş Sututgart'tan Nice'e çocuklarıyla beraber tatile gelmişti. Muhabbetle kucaklaştık. Günlerce birlikte Promonanede Des Anlges'de tur attık. Sayısız anılarını anlattı. 
.......
"Bizi hücrelere koyduklarında herkes şaşkındı. Ne yapacağını bilmiyordu. Gurubun en genç elemanı bendim. Hepimizi işkencelerden geçiriyor, lağım çukurlarına atıyorlardı. Bir gün bir asker geldi. "Tuvalette Cırdon bir fare ölmüş, onu bokun içinden ağzınla çıkaracaksın ve çiğ çiğ yiyeceksin" dedi. Boynumdan tutup tuvalete götürdü. "Haydi bunu ağzınla çıkar ve ye" dedi. 
O zaman tuvaletler taştan yapılıydı. Altından sular geçiyordu. Yani yarı açık bir tuvalet işte.

Takatten düşmüş olsam da hala güçlüydüm. Askeri tuttuğum gibi tuvalet çukuruna attım. Ağzını bok içindeki ölü farenin üstüne dayadım. "Ben değil, sen yiyeceksin. Yoksa Ezrail'in ben olacağım" dedim. Askeri bayıltıncaya kadar dövdüm ve sonra bağırdım. "Bana bok yedirmeye çalışan Türk askerini öldürdüm. Hepimizi öldürecekler. Boyun eğmeyin. Onurunuzla ölün" dedim. Ve ondan sonra isyan başladı. Bir uğultu, bir kıyamet koptu. Bütün arkadaşlar isyana kalkmıştı.

Sonra....

Sonra koşullarımız düzeltildi. Normal tutuklular düzeyine geçtik."

Direniş ağacı Dr. Faik Savaş, serbest kaldıktan sonra Dr. Şıvan'ın grubuna dahil oldu. Güney Kürdistan'a gitti. Her iki Sait'le ilginç anlatımları da oldu. Onlar da bir sonraki anlatıma.

Ne diyelim.

İyi insanlar güzel atlara binip gittiler. Biz demirin tuncuna, insanın puçuna* kaldık (Yaşar Kemal).

Doktorum, bir kıvılcım için intihar eden yıldızlardandı.

Kürd ve Kürdistan davasının direniş simgesi o güzel insan "ruhun şad olsun, ışıklar içinde uyu"
.........
Puç: çürük

Yorumlar

Diyecek söz yok. Yazı hem yüreğime hem ruhuma aktı. Zamanın ruhunuda bizimle paylaştığınız için teşekkür. Doktorun Ruhu şad olsun! Bir kıvılcım için intihar eden bütün yiğitlerin ruhu şad olsun!

EVET BIR KIVILCIMLA INTIHAR EDEN,ZAGROS SAHINLERINE SELAM OLSUN,,,

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News

Siyaset

Bu sözler, sayın Erdoğan’a ait; ABD Başkanı D.Trump’ı eleştirmek için… Hafta başında Büyükelçilere yaptığı konuşmada, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne, bayram havasında şenlikler eşliğinde geçi