ala kurdistan
Ey Reqîb

Adana İHD'den Basın Açıklaması ve Duyuru

Çocuk işçi, yasalar veya gelenekler açısından belirlenmiş bir yaşın altında çocukları ifade eder. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesine göre 18 yaşının altındaki her birey çocuktur. Topluma göre çocuk ise henüz sosyal veya ekonomik bir sorumluluğu üzerine alacak düzeye gelmemiş, birilerine bağımlı olarak yaşayan bireydir. Diğer bir açıdan baktığımızda; Fiziksel veya zihinsel olarak henüz yeterli düzeye gelmemiş bireylerin fiziksel veya zihinsel yeterliliğini aşacak veya gelişimini tehlikeye düşürecek işlerde çalışması veya çalıştırılmasıdır.

                             1999'da kabul edilen ILO'nun dünyada çocuk işçiliğinin en kötü koşullarının ortadan kaldırılması için acil eylem planı adı altında 182 sayılı sözleşmesine Türkiye'de taraf oldu ve bu çerçevede de Türkiye'de 15 yaşından küçüklerin çalışması yasaklandı.

                           Ancak Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 1. maddesine göre 18 yaşından küçük herkes çocuk olduğu için aslında 18 yaşından küçük kimsenin çalışma ortamı içinde bulunmaması gerekir.

                          Çocuk işçiliği birçok ülke ve uluslar arası yapı tarafından insani sömürü olarak kabul edilmektedir. Çalışabilecek çağda olan nüfus yerine çocuk işçi kullanımı, işgücü maliyetlerinin en düşük seviyeye indirilmesinin bir aracıdır. Çocuk işçi kullanımına; sanayi, tarım, madencilik, küçük aile işletmeleri, çıraklık gibi alanlarda sıkça rastlanmaktadır. Nedenleri ise genel olarak; yoksulluk, toplumsal normlar, devletten kaynaklanan nedenler, ailede yaşanan olumsuzlar olarak söylenebilir.

                         Çocuk işçiliği, insani gelişim açısından ciddi bir sorun olarak görülmektedir. İstatistikler çalışan çocukların önemli oranda eğitim hakkının da gasp edildiğini ortaya koymaktadır. Dünya’da her 5 çocuktan biri çalışmak zorunda bırakılırken, bu çocuklar sağlıklı bir çevreden ve temel özgürlüklerden de mahrum kalmakta, fiziksel, sosyal, kültürel, duygusal ve eğitsel gelişime zarar veren koşullarda çalıştırılmaktadır.

 

                            DİSK-AR’ın çocuk işçiliği raporuna göre, 4+4+4 yasası zorunlu ilköğretim yaşını 6-13 yaş aralığına çekerken çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasına ve çocuk işçiliği yaşının 13’e kadar düşmesine neden oldu. DİSK-AR çocuk işçiliğiyle ilgili yayımladığı raporda çocuk işçilerin çalışma saatlerinin haftalık 54 saati bulduğu belirtildi. Türkiye’de Çocuk İşçiliği Gerçeği Raporu-2015’te, çocuk işçilerin ücretsiz işçi ya da ucuz işgücü olarak en çok sömürülen kesimi oluşturduğu vurgulandı. Rapora göre, Türkiye’de 1999-2006 arasında istihdam edilen çocuk işçiliğinde azalma eğiliminin durduğunu, 2012 yılında çocuk işçi sayısının 893 bine ulaştığı belirtilmiştir.

                               İş Cinayetleri çocukları da öldürüyor: İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2013 yılında yaşamını yitiren 1235 işçinin 59’u çocuk işçidir (18’i 14 yaş ve altı, 41’i 15-17 yaş arası). 2014 yılında bu sayı 54 olarak görülmektedir(19’u 14 yaş altı, 35’i 15-17 yaş arası). İş cinayetleri en çok inşaat ve yol işkolunda yaşanmış olup, trafik ve servis kazaları cinayetlerin baş sebebi olarak gösterilmiştir.

                                Resmi olmayan rakamlara göre 2015 yılının ilk 5 ayında 646 işçi yaşamını yitirmiş olup bunların en az 16 sı çocuk işçidir. 2015/Ocak ayında 127 işçi yaşamını yitirmiş olup bunlardan en az 2 işçi çocuk işçi can vermiştir. 2015/Şubat ayında 81 işçi yaşamını yitirmiş olup bunlardan en az 1işçi çocuk can vermiştir. 2015/Mart 139 ayında işçi yaşamını yitirmiş olup bunlardan en az 4 işçi çocuk can vermiştir. Ne yazık ki bu 4 çocuğun ne ismini ne de tam olarak yaşlarını bilmekteyiz. Çünkü can verenler Suriye’den gelen mevsimlik tarım işçileridir. 2015/Nisan 130 ayında işçi yaşamını yitirmiş olup bunlardan en az 2 işçi çocuk can vermiştir. Mayıs ayında ise çocuk işçi cinayetlerinde 7 çocuk hayatını kaybetmiştir. Bunlardan 3’ü Adana ilimizdeki çocuklardır.

                          Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi’nin 9. ilkesine göre; çocuklar her türlü istismar, ihmal ve sömürüye karşı korunmalı ve hiçbir şekilde ticaret konusu olmamalıdır. Çocuk uygun bir asgari yaştan önce çalıştırılmayacak, sağlığını ve eğitimini tehlikeye sokacak fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişmesini engelleyecek bir işe girmeye zorlanmayacak ve izin verilmeyecektir.

 

                      Erişkinler için bile pek çok risk taşıyan iş yerlerine çocukları sokarak geleceğimizi tehlikeye sokmayalım.

                      Bireyin gelişiminin en yoğun olduğu dönemin çocukluk dönemi olduğu açıktır. Kapitalist modernite anlayışının yarattığı emek sömürü düzeninde, sömürülen sadece ucuz emek işgücü değil bireyin ve toplumun geleceği de yok edilmektedir.  Bizler İnsan Hakları savunucuları olarak;

-Türkiye’nin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelere uygun olarak Çocuk işçiliğini sonlandırmasını,

- 4+4+4 eğitim sisteminin çocuk işçiliğine aynı zamanda yol açması nedeniyle  bu eğitim sisteminden vazgeçilmesini

- Çocukların eğitim ve insanca yaşam koşullarının devlet güvencesi altına alınmasını

-Ucuz iş gücü nedeniyle çocuk işçi çalıştıranlar hakkında gerekli denetim ve ağır yaptırımların uygulanması

 Talep ediyoruz.                                            

 

İHD ADANA ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News