ala kurdistan
Ey Reqîb

Ankara'da Küsmeler, Ağlaşmalar- Hejarê Şamil

Tescilli Kürd düşmanı Türk devleti, Kürdün bir ayrıntısı olan PKK’ye karşı mı, Kürd halkının tamamına karşı mı savaş yürüterek anne karnındaki çocukları, adım atmakta zorlanan çaresiz yaşlıları katlediyor? 21.yy’da Kürde Kerbela musibeti yaşatarak çocuklarımızı susuz öldürüyor? Bu soruya “Ortak vatan” ilkesizliği ile yanıt vermeye çalışmak, Kürdün ortaklaşmış milli ruhu ile alay etmektir.     

YAZIYLA İLGİSİZ İKİ MUKADDEME

1.      Mukaddeme: Kuzey Kurdistan Siyasetsizdir

TC şer devleti Cizre’de, Nusaybin’de, Sur’da ‘yendiğine’ inandığı PKK’yle yeni bir ‘barış süreci’nin temellerini döşemekle meşgul. 
Yeni bir ‘barış süreci’ başlayacak mı? Başlayacak. 
Bu yeni ‘barış süreci’nde Kürdlerin kazanımı ne olacak? Eski ‘barış süreçleri’nde olduğu gibi Sıfır!. Birileri ‘dur’ demezse bu kedi-fare oyunu ebediyete kadar sürebilir. 
PKK, Kuzey Kurdistan’da SİYASETSİZDİR. Ve bu siyasetsizlik, 3-5 yıl daha sürer. En azından Öcalan’ın vefatına kadar.
Bin defa söylendi, bu da bin birinci olsun: Kuzey Kurdistan’ın tüm enerjisi Güney Kurdistan’ın Bağımsızlaşmasına, Doğu Kurdistan’ın Federalleşmesine yönlendirilmelidir. Yakın 3-5 yılda Kuzey Kurdistan, özgürlüğe doğru tek bir millim mesafe kaydedemez. Bu gerçeği kader olarak kabul edin, gitsin…

2.      Mukaddeme: Ruhen, manen ve siyaseten persleşmiş Goran Hareketine rağmen, YNK’nin ‘bağımsızlık karşıtı’ yarısına rağmen, Kuzey’den yapılan çelmelere rağmen Güneyimizdeki Bağımsızlık Referandumu başarıyla sonuçlanacaktır.

Bu referandumun başarıyla sonuçlanması için hepimiz çabalayacak, elimizi taşın altına koyacağız. Kuzey Kurdistanlılara büyük görevler düşüyor. PKK’yi sevebilir, sayabilirsiniz. PKK yöneticilerinin bağımsızlık karşıtı tavırlarını takmayarak Bağımsız Kurdistan’a destek vermek ise her yurtsever Kürdün görevi olmalıdır.  

Galiba 3. Mukaddeme de varmış…

Kürdler, özellikle Kürdler adına meydana atılmış siyasetçiler Türk yazarları okumaktan, Türk siyasetçilerini dinlemekten kendi Kürdlerine kulak vermeye zaman ve fırsat bulamıyorlar. Biraz yardımcı olma maksadıyla alıntılar yapalım dedik.   

Bugün (bu yazı 3 gün önce yazılmıştı, yayınlamayı unutmuşum… Yaşlanıyoruz galiba. Yani aşağıdaki alıntılar üç gün öncesine aittir) Kürd düşünürlerinin gözüme ilişen paylaşımlarını anımsatacağım: 

Dursun Ali Küçük şöyle yazmış bugün: “İki Kürdistan güney hattı boyunca olursa Türk sömürgecilerinin uykusu kaçar. Ve Kuzey önemli bir güvenceye kavuşur. Yeni bir hamle ve sıçrama ile yüz yüze gelir.”

Fikret Yaşar: “Kürd solu (ynk-pkk-ypg-grn) Irak ve Suriye’de Baas, Turkiye'de Kemalistler, İran'da cemaatçilerle dirsek temasında gelenekçi Kürdleri oyun dışına itmeye çalışarak senaryoda baş rol kapmaya çalışırken tümden kaybettiklerinin farkında değiller..!”

Mem Hüsedin “Şehirlerde barikat kurup savaşan gençler o barikatları savunabilirlerse bildiğimiz anlamda PKK'nin sonu olurlar.” diye yazmış.

Hasan Bildirici “Cizre için devlete yalvarmayın” demiş.

İbrahim Halil Baran: “Siyasi tartışmaların canlılığı Kürtlerin varlığına işaret etmiyor. Kuzey parçasında Kürtler, kültürel olarak iflas ediyorlar".  

Hüseyin Turhallı son günlerde “Hendek Trajedisi-I- II-III” başlığıyla üç yazı yazarak zihin açıcı değerlendirmeler yaptı.   

Ahmet Önal: “HDP, Türkiyelileştikçe, Kürdistan bayrağı yerine Türk bayrağını "ortak vatan" nidalarıyla strateji çizdikçe, Türk Özel kuvvetleri bayraklı tankları, bayraklı top ve tomalarıyla Kürt masumlarına bile göz açtırmayacak, şehir burçlarına Türk bayrağı dikerken, Türkleri arkalayarak soykırım uygularken, bir dostluk ve kardeşlik varmış gibi, "yaşasın halkların kardeşliği"nin ipi pazara çıkmışken, şimdi halkların dostluğunu da demode etmeye hazırlanıyor gibiler...
Çok zor demler, hizan akıl lazım...”

Aydın Dere: “Bu dünyaya yeni kurallar getiremeyiz, dünyanın gerçekleri ve kurallarıyla hareket etmeliyiz. Özgür halklar hangi kapılardan geçmiş ise aynı kapılardan geçmek zorundayız. “

Kadir Amaç şöyle yazmış: “Hiç bir Kürd partinin ve hiç bir Kürd liderin Kürdistan ülkesinin ve Kürdistan milletinin ikbali ve yazgısıyla ilgili tek başına karar verme hakkına sahip değildir. Bunu yapan, Kürd partisi totaliter ve bunu yapan Kürd lideri tartışmasız diktatör olur.”

Yusuf Ziya Döger: “TC devleti 90 yıldır her yerini yırtarak içerideki kitlesine yönelik propaganda yöntemleriyle KERKÜK Türk şehridir ve misakı millidendir diyor. Halkların kardeşi Kürdler ise Kerkük'te her ne olursa olsun yönetimi ele geçirmiş Kürdlere nazire yaparcasına "Özyönetim" ilan ettim diyorlar.”

Şahidin Şimşek: “Bugün bu devlet ne o hendeklerdeki gençlerin elindeki o miadı dolmuş keleşlerden korkuyor ne de Kürtlerin insanlık adına bağırıp çağırmasından utanıyor. Devletin korktuğu tek şey, Kürtlerin halkların ve müminlerin kardeşliğinden vazgeçmesidir çünkü devletin asıl silahı Kürtlerin beynindeki bu iki prangadır.”

Keşke yukarıdaki listemiz dışında kalan, sayısı yüzleri bulan diğer Kürd düşünürlerini de takip etmek, okumak zamanımız ve fırsatımız olsaydı…

Kürd düşünürler BİR ŞEYLER söylüyor. Kürd siyaseti, özellikle Kuzey Kurdistan’daki ‘baş siyasetçiler’ kör ve sağır. Kürdler adına siyaset yaptığını sanan kalabalığın kemiksiz dil sarıdan bir sorunları yok. Konuşuyor ve çoğu zaman da boş konuşuyorlar… Biraz da nefes alıp dinlemeleri gerekir.

Buraya kadar yazımızla ilgili, ilgisiz alıntılardı. 

**

YAZIMIZ ŞÖYLE BAŞLIYOR

“PKK, KDP, YNK ve gayri kitlesel siyasi oluşumları eleştirmekten başka bir işiniz yok mudur?” diye soruyor, eleştiriyorlar.  

Ve de ekliyorlar: ‘Beğenmiyorsun, doğrusunu biliyorsun eğer sen kendin bir örgüt kur ve doğru siyaseti yürüt’.

Bir de bunlar hepimiz gibi Kurdistan’daki ‘örgüt kalabalığı’ndan şikayetçi olanlar. Dün bir arkadaş sadece Batı Kurdistan’da 30’un üzerinde Kürd partisi olduğundan bahsediyordu.

Neden bir örgüt kurma girişiminde bulunalım ki? Buna öncelikle gücümüz ve ömrümüz yetmez dahası doğru bildiklerimizi bizden olanlara anlatmaya çalışmak en doğrusu değil mi? MİLLET OLMA derkêşlerinin milletsizlik siyasetini eleştirme hakkı yok mudur dersiniz?

Bir de Toplumsal Paylaşım / işbölümü diye bir şey vardı. Biri toprak sürür, diğeri kitap yazar, başka birisi savaşır, bir başkası da savaş adı altında mensubu olduğu halkı felakete sürükleyenleri eleştirir, doğru yol tartışması başlatmaya çalışır…Toplumsal Paylaşım / işbölümü olayı böyle bir şey.  

BİR DAHA XENDEK MESELESİ VE SONUÇSUZ DİRENİŞ

Kuzey Kurdistan’ın Sur, Silopi, Cizre mıntıkalarında direnen, şer devletine meydan okuyanlarımız, genellikle PKK’nin savaş pratiğinden etkilenmiş gençlerimiz, çocuklarımızdır. Ama PKK, kına gelmişlerin yürüttüğü bu direnişi doğru yönetebiliyor mu? Sonuç alabiliyor mu? Direnişler, savaşlar sonuç almak içindir. ‘Direniş namına direniş’in halk diline tercümesi patinaj yapa yapa çamura saplanmaktır. Burada tek yanlı ( bir parantez açmak icap ediyor: Birkaç yıl önce zindanlarda yapılan ölüm oruçları grevini durdurmayı iki dudak arasından çıkan lafa havale ettiniz ya… Şimdi galiba bu numaranız sökmeyecek.     

Sonuç alma, siyasetle olur değil mi? Hendek direnişinin siyasi imtihanını PKK’ye vekaleten TC’de ‘yasal’ siyaset yürüten HDP nasıl verdi?

Bir bakalım…

Kurdistan halkını ‘hendek siyaseti’ etrafında mobilize edebildi mi? Başaramadı.

‘Kardeş’ dedikleri Türk halk(lar)ı nezdinde Ankara’nın anti-Kürd siyasetini bir yerlerinden çatlatacak tepki toplayabildi mi? Başaramadı.

Uluslararası camiada sol-sosyalist azınlıkların cılız sesi dışında kendi hükümetlerini etkileyebilecek kamuoyu yaratabildi mi? Başaramadı.

Biraz da ‘parti denetimi’nden çıkmış bu onurlu direnişin dost ve düşman önünde doğru temsilini yapabildi mi? Başaramadı.

İşte doğru temsilden girelim…

DOĞRU TEMSİL NEDİR?

1.      İlk vuruş şöyle olsun: Seni öldürene yalvarmak – ki, PKK adına siyaset yapan HDP’nin yaptığı budur – doğru temsil midir?

2.      Türkler Kürde düşmanlığını saklamıyorlar. Bu ‘erkekçe’ siyasetin en son örneğini Cenevre meselesinde gördük. Kürdler, düşmana dost görünmek için elli dereden su getirecek kadar temsil ettiği toplumu küçük düşürmeyi işten sayıyor, kendine reva görüyorlar. Bunu da HDP’nin son Atatirk posterli, Türk bayraklı kongresinde gördük. Doğru temsil bu mudur?

3.      Düşman kapısında, üstelik Efkan Ala gibi bir soytarının kapısında açlık grevi yapan ‘hasta felsefe’ Kürdü temsil edebilir mi?

4.      Seni katledenlerin meclisinde gözyaşı döken ‘Baydemir sendromu’ ile temsil edilmeyi kendine yediriyor musun?

5.      ‘Kutsanan adam’, savaşı bırakıp siyasetçiliğe soyunmuş Cemil Bayık acaba sakız gibi çiğnenmiş uzun ve tekrardan ibaret konuşmalarının yazılıp yayınlandığı “Word” programının ne olduğunu biliyor mu? Word’u bilmeyen, Türkçe dışında tek bir satır okumayan bir ‘siyasetçi’ seni temsil edebilir mi?

6.      Dört parça Kürdistan’da yüzden çok siyasi parti mevcuttur. Bu partiler arasında Kurdistan Bayrağı Ala Rengin’i ısrarla kabul etmeyen yegâne parti PKK’dir. ‘Acayip’ tanımını her yönüyle hakkeden vaka, bu partinin ‘Kürdü temsiliyeti’ne gölge düşürmüyor mu?

7.      ‘PKK’yi Türkiye’nin hizmetine sokmama fırsat verin’ diye yalvaran (Evet, YALVARAN!) bir Önder’in direktif ve perspektiflerini ‘Kuran ayeti’ olarak ele alıp uygulayanların temsilciliği kuşku uyandırmaz mı?

8.      ‘Kürdistan fikrini çöp sepetine attık’ diyen birisini bu sözlerinden günler sonra DTK başkanlığına getiren anlayışın seni temsil etmesine suskun kalırken hiç mi vicdanın sızlamıyor?

9.      1999 ‘Geri çekilmesi’ni hatırlarsınız. Bir esir siyasetçinin liderliğini tescil etmek için PKK’nin özgür yöneticileri 600’den fazla Kürdistan’ın kaymak evladının, ASKERinin katledilmesine imza attılar. Böylesi ‘temsiliyeti’, “Savaşta böyle şeyler olur” diye geçiştirirken bir esir askerine karşılık olarak yüz Filistinli siyasetçiyi değiştiren İsrail dehasını hiç mi anımsamazsınız?

10.  ‘Barış grupları’ adı altında Kürdistan direnişçilerini pohpohlayarak TC kasabına teslim ettiğinizden on yıl kusur yıl sonra Cizre’de bir bodrumda yaralı Kürd çocukları artık ‘BARIŞ’ değil ‘SU’ diye ölüyorlar. Şimdi de ‘Barış su kadar gereklidir’in mi temsilciliğini yapacaksınız?

11.    Kimi Batılı düşünürlerden kopyalanan ‘devlet karşıtlığı’ fantezileri MİT koridorlarında ete kemiğe büründürülerek yüz yılın sonunda nihayet devletleşme aşamasına kadem basmış Kürd Milleti’ne  ‘yüz yılın buluşu’ diye yutturulurken Kurdistan Devleti için ‘kandırılarak’ ölen ve öldürülenlerin temsilini kim yapacak?

12.  Doğru Temsil Nasıl Olur? listesini 112’ye kadar uzatabilirsiniz. Ama bu listeyi uzatabilmek için her kelime başı ağlamanız, inlemeniz, ellerinizi dizlerinize, kafanızı duvarlara vurmanız gerekir. Yoksa 13. Şıkı bulamazsınız.

DÜŞMANDAN MEDET UMMAK

Düşmanından küsen bir Kürd siyasetçi nesli de yetişti yanlış temsiliyet garabeti sonucunda. 

Ekran soytarısı Beyaz denen birisini yüreğinde neredeyse ‘Milli kahraman’ yapıp sonradan Beyaz’a küsen, şaşıyla yatıp şehla kalkan ahalinin durumunu anladık da kitleye yön verme vazifesini üstlenmiş siyasetçi kesimin küsüşlerini izlemeyi, ağlaşmalarını dinlemeyi, seyretmeyi hakkettiğimizi sanmıyorum.  

Düşmandan medet uman bir özgürlükçü siyasi hareket olur mu? Mağduriyet edebiyatı yaparak kim, hangi halk özgür olmuş? On binlerin oyları ile seçilen birisinin düşman meclisinde ağlaması Kürd halkını küçük düşürmek değil sadece, kendisine talimat yağdıranların siyasetsizliğine isyandır aynı zamanda.

Kendilerinden çözüm beklenen üç vekilin düşman kapısında açlık grevine girmesi çaresiz koca karıların ağlaşma meclisi kurmasından başka bir şey değildir.

İbrahim Halil Baran, “59 vekil toplanıp sekiz yaralıya bir ambulans getiremiyor ama seksen milyonluk Türkiye'ye demokrasi getirebileceklerine inanıyorlar” derken yapılamayana değil yapılması gerekene de parmak basıyor.

Şimdi Türk devleti PKK’ye karşı mı Kürd halkına, bu halkın özgürlük umuduna karşı mı savaş yürütüyor? Yanıtı biliyorsunuz. Bir taraf Kürd milletine ‘kökünüzü kurutacağım’ diyor, temsilcimiz olarak geçinen sizler ise kalkıp ‘ortak vatan’ ilkesizliğini siyaset diye yutturmaya çalışıyorsunuz. Kürd halkı nezdinde ciddiyetinizi kendi ellerinizle beş paralık ettiğinizden gerçekten mi bihabersiniz?

Aşağıda linkini vereceğim videoyu* hep kıskançlıkla izlerim. Yüz defa izledim belki. Rusya’ya kafa tutan Çeçenler bir avuçtu ama temsilcileri milyonluk ordu komutanı gibi davranma onuruna sahiptiler. Yüz elli yıl önce Dağıstan direnişinin öncüllüğünü yapan Şeyh Şamil, “Küçük halklara büyük kılıçlar lazım” derken ‘büyük kılıçtan’ herhalde onurlu duruşa sahip dik kafaları kastetmişti.

Az kalsın unutacaktım; Bağımsızlık isteyip istememek, ebediyetten ebediyete kadarki hak sorunu değildir sadece. En başta AHLAK SORUNUdur. Bir 'Kürd kökenli' olarak bağımsızlığa yaklaşımınız ahlakınızın derecesini, düzeyini de belirler.

İnsani ahlakı olanlar milleti için bağımsızlık ister ve bunun mücadelesini verirler. Senin milletinden sayılan ahlaksızlar takımı (türk, fars, arap, kürd cephesinde görünmelerine bakılmaksızın), bağımsızlık istemiyorlarsa onları benzetmen, bir şeylere benzetmen gerekir. Mesele bu kadar basittir.      

Hejarê Şamil

[email protected]

04 Şubat 2016

*https://www.youtube.com/watch?v=cz4itrkufMA

Yorumlar

Kekê Samîl, destê te xwes, tu gotinek tune mîrov bije. Lê gerek her Kurdek maf û daxweza dewletek bê serboxwe bike. silav û hûrmet. sirac oguz

Êdi şirove tû neye.

Keke Samil gozlerinden opuyorum, sana bazen kizsamda. Benim gozumde sen cesur bir Kurd Evladisin. Biz Kurdler birlik olup isteklerimizi en az Bakurda Federasyon ve Rojava ve Rojillat , ve Basurda Bagimsiz Kurdistan talep etmeliyiz.
Elimizdeki firsat 100 yilda bir gelir. Kurdun gorevi devletlesmek ve somurgeci devletleri demokratiklestirmek degil.
Cizrede, Surda diger abluka altinda olan insanlarimiza acimayan ve harcayan dusunsun.
Bu Pilot bolgelerde Kurdistanin en yigit, temiz ve cesur cocuklari katlediliyor, her savasin bir hedefi var, normalde bu Hendek savaslari bir sonraki etapta sonuc almak icin bir adimdur, yani sonraki hamle Bagimsizliga gidecek bir Halk savasidir.
Fakat gel gor , degerli buyugumuz Komutan Mirad Karayilan TC nin Kurdlerden ayrildigini sikayet ediyor. Tek bir Milletvekili sozde Cizreye yola cikiyor, ve 3 yalvaran Milletvekili TBMM aclik grevine giriyor. Ben bir Kurd olarak bunlar in tavir ve davranislarindan resmen utaniyorum. Dusmana yalvarilmaz ve dilenilmez.
Uzucu Bakure Kurdistan in en degerli nesili boyle icibos ve hedefi olmayan bir savasda gozukorune harcaniyor.

Saygilar

Hejo Can, tu her û her bijî. Bira Can, di lana şêran da şêr derdikevin. Şêr li hember torî û rovîyan nagîre ez gorî. Lê sed mixab ku di lana şêrên Kurd da rovîyên tirsonek û xwefiroş jî derdikevin. Mînorskî di pirtûka xwe da "Serdarê Roma Reş ciwanmerdekî Kurd, wekî kiryarê kalikê xwe Cengîzxanê barbar, şilf-tazî dike davêje nav ava ku satilek mezin da dikele, lê ciwanmerdê Kurd, heya ku dimire, laş dibe xaş, li hember dijminê xwe qet dengê xwe dernaxîne û nake ax tûx". Lê Osmanê me li hember torî û barbaran digîre, wekî zarokekî biçûk. Kesên wekî wî û Avdo em Kurd şermezar kirin. Yekî got "Eman min nekujin dîya min Tirk e, ez xwazîyê we me. Destûrê bidin, ferman bikin ez ji we ra karguzarî bikim" Oso jî di herdu çavên xwe da histêr barand, ji haran ra: "Ji Xwedê bitirsin, ev çi zilm û zor e, hûn li ser vî gelî dicêribînin" got, lawa kir.  Li ku? Di axurê torî û rovîyan da. Qaşo te digot Osmanê me nenasê wan hov û haran e.  Ku heye Xwedê nepejirîne.

Xem neke Hejo Can, ez ku nebînim wê roja şa î û dîlanîya Kurdistanek Serbixwe, dê tu sedî sed bibîni. Wexta ke te ew roja pîroz dît, pînekî li erdê xîn, min bîne bîra xwe. Ji xwe bîrneke ez gorî, bû? Silav û rêz.

PKK de HDP’de Kürd partisi olmaktan çıkmıştır. Bu partiler Öcalan’ın ayetleriyle ibadet etmektedirler. Öcalan yakalandıktan sonra bağımsızlık ruhunu devlete teslim etmiş ve bağımsız Kürd devletinin bir numaralı düşmanı haline gelmiştir. Bu işbirlikçi ve teslimiyetçi ruhu PKK’ye kabul ettirmek için gecesini gündüzüne katıp bir fantezi geliştirmistir: Demokratik Cumhuriyet.

PKK putperest gibi tartışmasız olarak bu fanteziye ibadet etmeye başlamış, böylece Öcalan ve MIT’in tuzağına düşmüştür. Bir putperesti akla davet etmek nafile. PKK artık yoldan sapmıştır. Halbuki PKK bağımsız Kürdistan yolunda onbinlerce kurban vermişti. Ve bugün bu siyasetiyle kendi şehid yoldaşlarına ihanet etmektedir.

PKK milyonlarca Kürd’ün hayali olan Kürdistan’ı çöp’e atmıştır. PKK, işgalci İran,Türk, Arap devletlerinden daha fazla Kürd devletinin kurulmasına düşmanlık etmektedir. Siz Kerkük’te, Şengal’de kimin hesabına çalışıyorsunuz?

Kürdistan şehirlerinde onurlu bir direniş var. O direnişçiler kendilerini katleden, şehirlerini harabeye çeviren barbar Türkler’e kardeş demiyorlar, Türk bayrağını balkonlarına asmıyorlar, (HDP kongresinde olduğu gibi).

Diğer Kürd parti ve örgütleri bu direnişçilere sahip çıkmalı ve bu direnişi bağımsızlık çizgisine çekmeli.

Aksi halde yarın devlet Öcalan’ı devreye sokup onları teslim aldırır. Kürdler yine yıkımlar içinde acılarıyla kalırlar.

Sayın Shamil, çok ama çok uzun ve bir çok tekrarı içinde barındıran, içine güzelcene serpiştirilmiş belli doğrular ile düşkün Kürdün dumura uğrayan iş yapmaz ancak ahkam kesen kesimlerine gayet güzel hitap etmişsiniz. Yazınız bir nevi Ispanyolların ünlü pilavı "Paelya'ya benzemiş! Paelya çok lezzetli bir yemek. Şimdi bu tekrar yazıya bizde tekrar bazı sorular soralım, özgürlük nakaratını söylemek mi doğru yoksa özgürlüğe giden yola taş döşemek mi doğru? Biz halen yukarıda isimlerini saydığınız Kürd "Aydın"ının verilen büyük özgürlük mücadelesine sağlıklı ve doğru yaklaşımını bir türlü göremedik! Nasıl oluyorsa böyle devrim günlerinde aydınlarımız halen birinin diğerinin bir yukarısında laf söyleme egosunun tatmini dışında ne görüyoruz?  Ha madem Çeçen Komutanın Jeltsin ile olan görüşmenin linkini vermişsiniz, bende iki soru daha sorayım, bu Çeçen lider üniformasını çıkardımı? Silahını bıraktı mı? Ne yazık ki bizde üniformasını çıkaran, silahını kırıp bırakan nice     "Bağımsızlık" sevdalısı var!

Brez Samil, Siraladiginiz serzenis sikayet listesi caresiz bir insanin ancak yazabilecegi

birseydir.

Bagimsiz kurdia disinda seninle paylasacagim hicbirsey yoktur...

Herseye ragmen

Bisilavuréz

RA

Kek Şamil Sen Her olumduzu Söyle gözlerinden öpenler çok olur. Bencede bugün Bsğimsiz Kürdistanin önündeki tek engel PDK dir. Bakmayin onlarij propagandasina. Onlarin elindeki son Kuzdur. Herkesle kavgali olan Türkleri esas sldiği kadar Kürtlere deger Vermeyen partimi Bağimsizlik getirecek. KürtlerinEn büyük Dûşmani Tûrklerdir. En Bûyûk engelde onlardir Buna güvenerek bağimsizliğe gidecek degilmi. Gûney Kûrdistanu boşalt yolsuzluk had safhada. Kürdistsnin en bûyûk engeli Düşman görme. Bence en doğru Şey Rojava Ve Başurun yakinlaşmasidir. PDK e ye ve PKK baski yapip yakinlaştirmaktir. Dûnya şartlatirida buna oygundur. Her iki parçada dünya ye kendisini kanitlamiş ve resmi olarak muhatap alinmiş birer yapi var. Gübeyin Nefes burusu Türkiye degil Rojava olacak. Ayrica her iki parça birbirini güçlendirmiş olacak. Çünku günun birinde Türkiye Güneye ambargu koyacaktir. Hemde Kürtler Türkiye yi iyice Kuşatmaya alacaklar. Artik PDK e de ne yapalim onlara mecburuz. Gerekçelerinden kurtulur. En önemlisi herkesin arzu ettiği birlik içinde çok iyi bir adim olur. Bu gerçekleştiği zaman. Ortak vatan Cumhuriyet Türkler iyi Komşumuzdur. Türkiye büyük bir devlettir gibi sıkıci lafardan yaklaşimlardan Kurtulmuş olur.

PKK hareketinin asıl amacı TC nın PKK dışındaki partilere verdiği destek ile onlara karşı belsediği sevgide gizlidir. TC nın adamlarının ağzı ile konuşup PKK Kürdleri temsil etmiyor demek TC ye hizmettır. Unutmayalım TC nın varoluş beyni Perinçek iti PKK biterse KÜRD sorunu biter diyor. Dğruda söylüyor. Eleştirilere eyvallah ancak hakaretler başta sahipleri olmak üzere hiç bir Kürde şey kazandırmaz. İsimler üzerinden konuşmak, yazmak doğru değil ama madem Kek Hejar bunları çekinmeden dile getirmiş benim kendisinden naçizane bir tek isteğim var oda; Başürde Bağımsız devlet isteyen ancak Bakure Ap-Bırazi, Xal-Xwarzé yi öneren Kürd Ozanı PERWER'IN TRT-6 vermiş olduğu roportaj üzerine bir haber-analiz yapmasıdır. Tabi analiz tüm boyutları ile olmalı. Yani Sn PERWER'IN siyasi ve kültürel bağlantılarını da içermeli. Hatta ve hatta vahşi TC Kantonal yönetim kuran PYD nın Cenevre görüşmelerine katılımı engellemek için yapmadığı çirkeflik ve şantaja rağmen, PYD karşıtı (Hali ile Sn PERWER - PDK ve çevresindeki siyasileri temsilen) ENKS bileşenlerinden birilerini DAİŞ vari guruplara monte edip göndermesinin altında yatan gerçeği de kapsamalı...Tabi ki PYD bize katılmayarak Kobanide Kürdlerin katledilmesine sebep oluyor (Biraz da Xendek Savaşlarında ileri sürülen mazeretlere benziyor. Savaşmayın, bizim gibi TC ile iyi geçinin isterseniz bağımsızlık isteyin kimse size dokunmaz söylemi.) naraları ile Rusyanın bu gün bu çevreleri bombaladığı gerçekliğini de dikkate alarak...slv. rz.

pkk yide pdk yide sömürgecilerin elinden kurtaracak olan, bu iki büyük kürd partisinin asgari ölcülerdede olsa bir birlik saglamalari. Güney Kürdistan iran'a, torkiya ya mutac olmaktan  nasil cikar, denize ula$arak...tork cenahinin "cerablus kirmizi cizgimizdir" diye bagirmasinin altinda bu gercek yatiyor...o halde rojavaye kürdistan sinirlari akdenize kadar ula$abilmeli, kanton yönetimleri birle$erel federal bir kürdistanin alt yapisini kurmali..bu pydnin tek ba$ina yapabilecegi bir sey degil. pyd enks  ve dieger rojava kürdsitanina ait kürd partilerinin bulu$abilecegi bir ortam, olusumla istenilen gercekle$tirilebilinir. Bu alt yapisi hewler antla$masi ile zaten olusturulmu$, geriye kalan bu antla$maya i$lerlilik kazandirmak. enksli rojavaye kürdistan pe$mergeleri cerablus hattina kaydilabilinir ve bu hat bu güc ile alinabilinir, bu halde tork devletinin "pyd e$ittir pkk" temelsiz kalir, dinlenilmez. böylesi bir ortaklik kürdlerin birliginin önünü acar, kuzeydeki tork katliamina set ceker...bence burada en büyük rol pkkye dü$üyor. pkk kürdistan toplumunun cok parcali, cok partili ve de cok ordulu yapisina uygun olarak IKTIDARI PAYLA$MA ve ORTAK YÖNETIM konusunda üzerine dü$en i yapmali, pdkyi ortak yönetime dahil etmeli, ayni ORTAK YÖNETIMI büyük güney Kürdistan icinde önermelidir, ki zaten sengal, kerkük vb yerlerde hali hazirda gücü var, bu güc üzerinden ortaklik talep etme hakkida var...

Ben bir Kürd çobanıyım. Hiç bir okulda diplomam yok. Ama buna rağmen okuma, yazmayı -Türkçe ve Kürdçeyi- öğrendim. Bazen, bazı sözümona yorumcuların yorumlarını okurken, onlar adına utanıyorum. Örneğin Penaber, Botan, Feyzo, Torri ve diğer benzerleri. Albert Einstein, boşuna dememişti anlamayana doğruyu anlatmak, atom tanelerini birbirinden ayırmadan daha zor. Gerçekten de böyle. Geçenlerde Sayın Feyzo beyin Apo aşkı için bir kaç dörtlük yazmıştım. Şimdi o dörtlükleri kendisine yazayım, O'da bir bestekar Apo hayranına versin, türküleştirsin.

Mêxwasê Gewre, Avdila.

Avdila ye, ava dilan e/  Dermanê derd, êş û kulan e/  Afrandêrê cîhanê ye ew/  Xwedê yê heft mîlyar qûlan e.

Ocalan e, şewq û roj e/  Axa berdar, ne beroj e/  Hêşin dike ew herderê/  Ser sîngan da zêr bijkoj e.

Felatkarê gelê Kurd e/ Dil pola ye, mêrxwas merd e/ Dijmin ji wî pirr ditirsin/ Ew ji war ra kul û derd e.

Ez Feyzo me, berdestê te/ Gelê Kurd gîşt xulamê te/ Çi ku heye li cîhanê/  Ew hemû ji berhemên te.

                                    NAKARAT

Avdila ava dil/ Bîhna te bîhna gul/  Deng, gotinên te xweş in/ Wekî dengê kew, bilbil.

Bu sutunda Kek Feyzo yorum yazmamış, ama ben yine de onun adına bu dörtlükleri göndereyim dedim. Dilerim okur, dediklerimi yapar. Selamlar, saygılar

Sayın Xıdo sizin yaşınıza hürmetimizi daha önce belirtmiştik! Yalnız anlaşılıyor ki huylu huyunda vazgeçmez örneğinin çok tipik bir örneğisiniz! Siz hep birilerinin gözünden birilerinin de hep sizin elinizden öpmesini istiyorsunuz eğer bu imlası düşük Kürtçe "tıro vıro"saçma dörtlüklerinizden vazgeçeceksiniz ben peşinen bir milyon kere ellerinizden öperim diyeceğim! Öyle sizin yaşınıza saygı duyduğumuzu söylerken bize"küfür" söyleme ve bizim adımıza utanma hakını size verdiğimizi anlıyorsunuz herhalde? Bizim Köyde bir huysuz ihtiyar vardı,onun hoşuna gitmeyen birşeyler oldumu oda küfür karışık kürtçe dörtlükler dizerdi,ona çok benziyorsunuz. Kusura bakmayın şimdi daha iyi anlaşılıyor neden bir yerlerde doğru dürüst barınamadığınızı! Şimdi bırakın adımıza utanmayı söylediklerimize karşı söyle söyleyeceğinizi, ikide bir "ben bir Kürt çobanıyım" nakaratını söyleyip kendinize fazla hak ve meşruiyet bekleme kurnazlığından vaz geçin. Kürdistan'da tarih yazılıyor siz bu tarih yazanların önderine bazı ihtiyar Kürd parti liderleri gibi ömrünüzün yarısından fazla bir zaman dilimini ona hakaret etmekle geçiriyorsunuz. Şimdi sakın ben eleştiri hakımı kulanıyorum demeyin, sizin yaptığınız düpedüz küfür ve hakarettir! Bakın sizi Dersimlilerin değimiyle "Kemal'le" davet ediyorum! Tarih Kürtlerin övünebileceği çok az olay ve Önder sunmuştur, öyle değer erozyonuna uğrayarak bir yere varılmaz, böyle tipler yarın her Değeri paçavraya çevirirler! Öyle yağma yok, tarihin bizim sırtımıza yüklediği sorumlulukları layıkıyla taşıyacağız!

Sayın Şamil in tespitlerine katılmamak mümkün değil.Bu hendek saçmalığını nedense kürt aydınları doğru okumuyor.Kck içindeki mit unsurlarının,iyi niyetli kürt gençlerini ölüme göndermesi ve kritik kürt bölgelerinin insansızlaştırılmasıdır.Bu karar Fidan ın kandildeki adamı ve öcalan ın iş birliği ile hazırlanmış stratejidir.Kör sultan bile çok iyi biliyorki böyle bir stratejiyle yol yürünmez.Pkk ve yandaşları çeteci cumhuriyete yalvarması ne üdüğü belirsiz barışı savunması ise ayrı bir trajedidir.Bunlar kuzey Kürdistan işini hal ettiler şimdi güney kürdistanın bağımsızlık referandumuna karşı çıkıyorlar.Çeteci T.C  tüm stratejilerini bu zihniyetin sayesinde hayata geçiriyor.Hala şunu anlamadılar,Kürdistan coğrafyasında her hangi bir parçada özgürlük olmadan Öcalan a özgürlük imkansızdır....Şu anda Türkiye de 55 binin üzerinde uygur türkü 12 bin civarında tatar türkü vardır.Bunları kürt coğrafyasında boşaltılan bölgelere çok amaçlı olarak yerleştirmek istiyorlar....

PKK ve HDP yi bu kadar eleştiren sizler KDP nin TC ile dansına hiçbir şey diyemiyorsunuz. Tayyip çağırdığında sıkıysa KDP yöneticileri gitmesin. Hem MİT-İT takımın Federal Kürdistan da ne işleri var. Beşika ve Kürdistanın diğer bölgeleri Türk askerinden niye geçilmiyor. Yazık !!!

Sayin Samil gercekleri dile getirmis,katilmamak mümkün degil,zamanla eksik kalmis veya

bugünler icin sakincali olan görüs ve düsüncelerini de kaleme alacaktir.

Sayin Turhalli,nin,birinci,ikinci,ücüncü hendek savaslari yazisini ve sonuc verici son savasin

Antakya,da olacagi ile ilgili yazisini da hayretle okuduk.

Kendisi yillarca PKK da mücadele yürütmüs,Apo ve diger yöneticilerle defalarca görüsmüs,

ve 10 sene sonra PKK,dan ayrilmis ,Antakya ile ilgili yazisina yorumda bulunarak Gücünün

yetmedigini aciklamisti. Bizleri üzen yetiskin ve eli silahliların, kücücük cocuklari hendek

savaslarinda kurtarici görmesi ve okul cagindaki bu kücük cocuklari kurban gibi öne sürmesidir..... Yaziktir,günahtir. Sizlerin,yetiskin,silahli PKK,lilarin zamaninda basaramadigini, bu savunmasiz kücük cocuklar mi basaracak ???.

Antakya,ya baktigimizda,Halk %94 Türk partilerine % 6,da HDP,ye oy veriyor,Hendek savaslarindan

sonra büyük ihtimmale HDP % 2 veya 3 düstü. Sayin Turhalli hangi Antakya ???, sonra da kendi 

yorum yazarak bir hayal oldugunu belirtmis, hendek savaslarinda Kürd yerlesim bölgelerinin

ici bosaltiliyor. Halk...  bölgeyi terk ediyor Türk Sehirlerine göc ediyor, belki de

Sayin Turhalli nin yazdigi gibi son ve sonuc verici savas, Antakya da ,kücük capta hendeklerde

olacak ve Antakyada yasayan % 6 Kürd halki bölgeyi terk edip Türk sehirlerine göc edecek.

Hendek hikaye, antakya hava civa,Türk Devleti ve Türk milleti üzerine Mecliste yemin et, parayi

cepe at, sonra agla, Devletin güvenligi ile ilgili Ic Isleri Bakanliginda, Devletin korumasi

altinda aclik grevi shovu yap, ne basin, ne tv, ne de bir tek destekcileri var ,herhalde Müslüm gibi

karsilikli cay iciyorlardir.

Sayin Samilden biraz ileri giderek,kisaca PKK bir köyü bile kurtaramamistir,10 000 lerce ic infaz 10 000,lerce katliam,Milyonlarca zoraki göc, PKK kürdleri ölüme gönderiyor göce zorluyor.

En son olarak MIT,APO,KCK ve Kandildeki Ankara gurubunun Devlete bagli Liderle ortak

olarak yaptiklari operasyonlar, Kuzeyin dag,tepelerindeki kamplardaki 1500-1800 gerillanin,kandile

yapilan binlerce sortiden 1000 yakin ve hendek savaslarinda 700 gerilla kaybi.

Devlet te zaten ne oldugu belli olmayan baris sürecini buz dolabina atti böyle giderse zaten Kuzeyi

silahlari ile birlikte terk edecek gerilla kalmayacak.

Halk PKK,yi desteklemiyor,100 kisi bir araya gelip destek vermiyor.... Güneyinde Pkk,ye ihtiyaci yoktur ve bölgesinde PKk,yi istemiyorlar.

PKK geldigi Suriyeye,yani batiya gitsin,Müslümün ve Pkk,nin Esed ile aralari cok iyi,PYD Esed,a

emanetcilik ve askerlik yapiyor, pkk icin de bu sorun teskil etmez,mücadelisini bati,da yapsin.

Güney zaten ates cemberi icinde,birlik yok,Goran,talabani Iran ile isbirligi icinde,Barzaniye uzaklar

Irana yakinlar,bir yandan ISiD belasi bir yandan Irak,diger yandan gelir azligindan ekonomik

sorunlar,petrol geliri giderin yarisini karsiliyor,ödeme ve yatirimda haliyle zorluklar yasaniyor.

Bir tek Güneyden ümüdümüz var,zorlu bir dönem,akli selim Kürdlerin tek yürek halinde Güney

Kürdistana destek olmalari son derece önemlidir, eger Devlet ilani isteniyorsa,tek isik Güneydir

desteklenmelidir, baska isik ta yoktur,bu isigi da hep beraber söndürmeyelim.

Saygilar,Hürmetler

Not : Yorumum Sayin Samil,in yazisinadir.

ve dedikodu seklinde karsi yorumda bulunmayacagim.

...

ocalan ve ....  yönetiminin Kürdlere hizmet etmediğini (Edit.: kelimeler yumuşatıldı) olduxunu

kabul etmemek bashli bashina bir handikaptir.,

ihanetin adini koyma cesareti gosterelim.

.....

Sayın Peneber -Nereden Penaber olduğunuzu bilemem- ben bir şeyi söylerken, bana göre doğru olan şeyleri yazarım. Olaki senin için yanlış olsun. Sevgili kardeşim 81 yaşın içindeyim, yarıda Alevi dedesi sayılırım, ama bugüne kadar ellerimi çocuklarıma dahi öptürmedim. El öpme benim kitabımda yok. Köleler ve müritler el öperler. Oysa ben köleliğe ve müritliğe karşı bir ömürü tükettim. Ayrıca sendeki ricam okuduğunu iyi oku, sonra yorum yaz, yeni öneriler sunmaya çalış. Ben yaşamımda hiç kimseye -barbar düşmanlar hariç- hakaret hakkını dendimden bumadım, bulmuyorum. Hainliğine inandığım kişiye "hayin, bêbext" derim. Sana karşı ise bir terbiyesizliğmin olduğunu sanmam, yazdığım yorumlarımda. "Çobanım" derken senin bena acıman için demiyorum. Önce davarlara çobandım, şimdi de başka şeylere çobanlık yapıyorum. Hiç bir okulda diplomam yok. "Çoban" derken gerçeğimi söylüyorum. Ama sen ve ya başkası beni böyle görmeyebilir. O size ait.

Sayın Penaber kardeşim, ben senin Sayın Hejar'ın yazısına karşın yazdığın yorumun, yazının içeriği ile ilgisinin olmadığını söyledim. Ne yapayım ben böyle anladım. Ama sana haşa kötü bir şey söylemedim, söyleyemem. Bu terbiyemle çelişir. Ben çoğu kez Kazak Abdal ve Neyzen Teyfik misalı taşlama dörtlükler yazarım. Ama Öcalan için yazdığım dörtlüklerde taşlama yok. Onu türkü yapmanızı, istedim ve özelliklede Feyzo kardeşime bunu önerdim. Çünkü siz Öcalan'ı öyle görüyorsunuz. Ben o dörtlükleri Serokunuzu överek yazdım.

Beni kemale davet etmişin. Ben Kemal'ı yaşamım boyu düşman gördüm. Beni davet edersen, insani kamilliğe davet et. Senin de bir insani kamil olmanı, herkesin düşüncesine, sevdiği renge, saygı duyduğu kişiye saygılı olmanı, saygı duymanı isterim. Önce hoşgörüyü, demokratik anlayışı kendine ilke edin, yorum yazarken bu mazlum ve yalınayaklı halk için güzel şeyler yaz, kardeşlerini incitmeden birlik-beraberliğe davet et. Birini severken bir başkasının da onu sevmesini bekleme. Oldu mu benim şeker kardeşim. Gözlerinden öper, herkesin düşüncesine saygılı olmanı özellikle rica ve istirham ediyorum. Saygılar 

          mabuxerde.degerli yazar Hejare Samil yurtsever kisilik tanimlamasini cok kisa bir cumlede tercume etmis."Bagimsizlik meselesi ahlak meselesidir demis".super kisa ve oz.Kurd"un en basbelasi sorunu ahlak sorunudur. Kurdleri temsil eden orgut ve partilerin bu ahlaksizlik batakliginda debelenmeleri ,Kurdlerin ozgur bagimsiz devlet olma inancinin Irzina gecenler,100 yilda bir kere kapimizi calan bagimsiz devlet olma firsatindan bizi  mahrum birakan,ideolojik rezaletin mimarlari,Kurdistani ve yurtsever degil AHLAKSIZSINIZ.

        

Pirsa herî bingehîn ya ku berî her pirsê pêwîste Kurd ji xwe bikin çi ye? Bêdewlet bûn e? Nebûna demokrasîyê ye? Neyartîya neyaran ne? Tinebûna yekîtîyê ye? Ji xwe bîyanî bûn e? Ji hev heznekirin e? Li zimanê xwe xwedî derneketin e? Feqîrtîya maddî ye? Feqîrtîya fikrî ye? Nebûna hizra felsefî ye? Tinebûna çanda rixnekririn û dîyalogê ye? Bênamûsî (bêqanûnî, bêpîvanî, bêxîretî, bêhîmmetî, bêresenî) ye? Bêrêxistinî ye? Rewîna ji rastîya tahl e? Tirsa ji zanabûnê ye? Ji pirsînê tirsîn e? Dilê xwe bi xiyalên ku pêla erdê nakin aram kirin e? Şîyar nebûna eqlê civakî ye? Hêş û mêjîyê xwe bi efyûna îdeolojîyan tevizandin e? Pirseke çawa ye û ji çi teherî ye; çandî ye? an sîyasî ye? an aborî ye?...... Çi ye ew pirs; a ku divê Kurd berî her pirsê ji xwe (pirs) bikin? Gelo ew pirs ne ev pirsa hane bi xwe ye? Ango ew pirs bersiva xwe di zikê xwe de nahawîne?......

Kurdan nifş li dû nifş pir êş kişandine, rastî janên xedar hatine, tên û ku wisa biçe dê werin jî. Tu devê kê vedikî tu dibêjî qey te devê kupê êşan vekrîye. Welhasil tu musîbeteke ku nehatibe serê Kurdan tineye. Gelo ji vê rastîyê tahltir ti rastîyeke din heye? Çima Kurd li gorî hişyarîya ku ji êş û keserên wan dikele û tê zimên, tevnagerin? Êş û jan meriv pîr bikin jî û meriv ji bextewerîyê bêpar bikin jî lê rêya rizgarî û aza bûnê jî nîşanî meriv didin, hêza hişmendî û afirandinê û peyda kirina rêyên çareserîyê jî di meriv de şîyar dikin û radikin ser lingan. Ji bo ku Kurd şîyar bin û pêwîstîyên ku şîyarbûn ji wan dixwaze bi cî binîn dixwazin hîn çi were serê wan? Li benda çi ne? Li gel ku şert û mercên hundirîn û derveyîn û hîşyarîya ji kurahîya janê dikele li ser Kurda ferz dike ku yekîtîya xwe ava bikin û li nav neteweyên cîhanê de cîyê xwe yê birûmet peyda bikin çima ji înadîyê dev bernadin û di bêtifaqîyê de dibin yek? Wan ji yekîtîyê çi zirar ditîne (an dê bibinîn) ku di bêyekîtîyê de dibin yek lê di yekîtîyê de nabin yek? Çima wisa vajekî (ters) difikirin? Her tiştê xwe vaje kirine û bi xwe jî vaje bûne? Li ser lingên xwe nameşin, li ser serê xwe dimeşin? Çima di mijarên neyînî de pir hêsan û bi rihetî digihêjin hev û dibin yek lê di mijarên erênî de ne wusa ne? Sedemên sereke yên vê rewşê çi ne? An kî ne? Pêwîste li ser were sekinîn. Pêwîste tîsk û çirîska hişyarîyê a ku ji kurahîya kul û keseran û jana me ya dîrokî vedipeke û tarîtîyê diqelişîne, bibe roj û ji nû ve hil were daku di saya germahî û ronahîya wê de tovên yekîtîyê û jiyaneke bi erdem û xwedî îrade zîl bidin, sedemên ku ve rewşe derxistine holê ji nav biçin, qerase û qeşema ku hemû tamarên jiyanê ditevizine bihele, şevşevokên xwînmêj yên ku tine bûna hîşyarîyê û ronahîyê wan xwedî dikin ji xwe re li quleke din bigerin. Gava ev roja hişyarîyê di dilê her kurdekî de hil were dê şewqa xwe bi şiklekî misawî bide her derê; dê him bi ser gul û çîçekan de hil were him jî bi ser rêx û kêz û kurmikan de hil were. Dema Kurd di roja hişyarîyê de bigihêjin hevûdu edî ne bakûrî ne û ne jî başûrî; ne rojhilalatî ne û ne jî rojavayî; ango hemû dijberî û nakokîyên ku di navbera wan de hene bêwate dibin an jî nakokîya xwe wunda dikin.

Pirsgirêka herî sereke ya Kurda bêhêz bûn e; lewra divê li dû faktorên ku hêzê hildiberîne bigerin û ku ew faktor çi ne divê rojek berî rojan wan bidest bixinîn. Dema te faktorên hêzê bidest ve anî û tu bûy hêz hêênê derfeta hilbijatinê ji te re çê dibe û tu bi hukma hêza xwe û bi helwesteke xurt a hêzîn dikanî bibêjî ez dewlet bûnê naxwazim an dixazim. Li vê dinyalêkê heke hêza miletekî tinebe her tişt mukîn e were serê wî û tê jî. Yê dibêje “di her warî rêxistin û rêxistin ew jî di asta herî jor de” û paşê dibêje ez li dijî dewlet bûnê me: ya î fêm nakiye çi dibêjiye; yan î mebestekî taktîkî dişopînîye yan jî î me dixapîniye. Çimkî dewlet yanê rêxistina herî mezin û dewlet bûn yanê xwe di asta herî jor de bi rêxistin kirin. Vêca heger tu bibêjî ez li dijî dewlet bûnê me, ev gotin tê vê manê ku tu li dijî xwe bi rêxistin kirina di asta herî jor de yî.  Ev jî nakokîyeke pir eşkere ye.

Xala dawîn: Însanên Kurd, rêxistin û partîyên Kurdîstanî eger mil nadne milên hev û hevûdu bihêz nakne qe nebe bila hevûdu lewaz nekin û hevdu ji guran re nekin parîyên amede. Li şûna lewaz kirina hevûdu bila herin xwe bihêz bikin, kêmasîyên xwe ji nav bibin.  

Bi slaw û rizên ji dil…                    

 

Sayın hejar peki kürt gençleri böyle bir devlete karşı nasıl bir savaş,siyaset yürütürse bir kazanım elde edebilir bu konuda görüşünüz var mı veya önceki yazılarınızda böyle bir konuya değindiniz mi ( özellikle askeri ) anlamda. lütfen bilgilendirin.

H.Ş.: Kurdistan'ın askeri-siyasi güçlerinin, devlet isimli türk-faşist yapılanmasına karşı nasıl etkili mücadele yürütülebilir sorusunun yanıtını bildiğinden emin olun. Yanıt da, doğru eğlem ve mücadele biçimleri de teorik olarak bilinir. Uygulayacak fiziki güç var ama irade yok.

15 yıldır birilerinin hatrına Kuzey Kurdistanlılar düşmanı, düşmanımız da bizi idare etti.

Artik galıba düşman niyetini bozdu; idare etmekten vazgeçti. Kürdlere siyasi askeri öncüllük yaptığı iddiasında olanların silkilmesi, milli şuurun emrettiği çerçevede toparlanması gerekir. Öyle bir süreçteyiz.

yukarida  yazilan   yorumlara   cevap  olarak  sizlere  bir  koylu  halkin  basin,a  gelen  hikaye  anlatayim    

ESKIDE     ANATOLININ    BIR  KOYUNDE  BIR hem  AGA  hemde    MUHTAR  VARIMIS                                                                     Bu  muhtar  aga  varimis  hem  agalik  hemde  koylulerin  devlet  ile   iliskilerini   duzenliyor  imis  aga  muhtar  oldugunda  beri  ikide   bir  koyluleri  toplar   istedigi  sekilde  calistiri  bol  bol  nasiyat ben  olmasam  devlet  le  isleriniz  yurumze   yure  koyluler  topraginizi   isgal   Eder  der  babalik   Agaklik   muhtarlik  vasiflari  ile  70  yilik  omrunde  koyluye  yapmadigi  kotuluk  birakmaz    illah  diye  koyluler   muhtar  aga  baba  nahsiyalari  ile  bayagi  birer  robot  durumuna  getiri  aga  muhtar ne  derse  dogrudur    algilamasi tum  koylunun  beynide  yanlislarda    dogru  olarak  algilanir                                                                                                                                                

Bir  gun   Aga muhtar  hastalanir    olecegini  anlayinca   olum  duseginde  iken  tum  koyluleri  huzuruna  cagiri   ey  benim  sadik  koylulerim  benim  omrum   bitiyor  olecegim  der

SIZ lerde  bir  son ricam  olacak  ben  size  AGA  muhtar  baba  olarak  hizmet  veriken  bazen  devletin  yasalari  emir  buyrugu  dogrusunda  size  kotuluk    yaptim  bu  yaptigim  kotulugu   odemem  icin  ben  ruhumu  tanriye    teslim  ettikten  sonra  beni  koyun  girisinde   AYAK  larimda  Asagi    TUT   AGACINA  ASIN  der                                 Eh  AGA  MUHTAR in   sag  iken  birer  cali  olu  olan  KOYLU  lerin   BEYNINI   ONURUNU  hizmet  ettigi  devlet  adina  somurgelestirdigi  fukara  koyluler  

MUHTAR  AGA  OLUNCE  VASIYATI  geregi   fedar  cefaka    koyluler  MUHTAR   AGA sini  ayallari  yukarida    kafasi    Ayaginda   bir  sekilde   koye  giris  yolun  agzindaki  TUT  AGACINA    Asmislar                                               Uc gun  boyunca  olen AGA  MUTARI   icin  goz  yasi  akitara aglamislar  dogunmusler  cile  cekmisler  tolu halde  gece  gunduz 

NIHAYETI  Dorduncu  gun  devlet  BABAN  nin  JANDARMALARI   TUT  LU  Koyune  gelmisler  koyun  girisinde    AGA  MUHTARI   TUT  KOYUN  TUT   AGACINDA  Kafasi  Asagi  olu  bedenin  koyun  girisinde    gorunce  tabi                               Bir  dudukle  tum  koyluleri    koy  meydanina  toplamislar   ULEN   Bu  devletin  sadik  AGASI  MUHTARI  Kim  oldurdu   tabi  koyluler   bu  cok  sevdikleri  AGA  MUHTARLARINI   VASIYATI  oldugunu  soylemis ler                     lakin  devletin    zorba   JANDARMASI    Hizmetkari  AGA  MUHTARI ni  intikamini  almak  icin   tum  TUT  lu  KOYUN  Halkini  iskencede  gecirerek  yari  olu  durumuna  gelen   fukar  beysiz   TUT  lu  KOYUN  Ahlisi   bir  birini  kulagina  eyilip  ya   AGA  MUHTAR  Namusuzun    OLUSU  DIRISINDE  daha  beter  odu  diye  fisidasiyorlarimis

bu  bizim  kurd  halkini    orta  doguda   poltik  Arenede  basina  bela  olmus    somurgecilerin    yaratigi   AGA  MUHTAR    TUT  lu  KOYUN HIKAYESINI   Donen  yuz  yilardir   dunu  bugunu  bas  belasi  olan   poltik  AGA  muhtari   kim                                biz  kurd  halkina  onursuzluga   devlet  sizligi kimliksiligi   ve  somurge  kulturunu  yamaliyan  bin  yidir  somurgeci    dindoslugunu  kardesligini     Ruhumuza    PONPALIYEN  POLTIK     AGA  MUHTAR    KIM                                                                                                                                                       Biz  onurlu    kurd   halki  orta  dogunun  hilal    zengin  toprak larina  hakim 50  MILYONLUK  Halkiz kurd  halkina    gunumuzde  altin  tepside  dogan  firsatlari  iyi  kullaip  onurlu  kurd   halki   onurlu   poltikacisi onurlu   savacisi   bir  tek  ses    bir  te  yurek   olmaliyiz   ki  uluslar  arenesinde  SENGALDA  KOBANIDE  bayraklasan  kurd  kurdistanli  onurunu  sahib  olup    ipci   perse   gazci    Arapiyi  bir  ders    katil  turke  DERIN  DERIN  BIR  CUKUR  KAZIYALIM                           CAN  KURDISTAN  HALKI 

 

 

 

 

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News