ala kurdistan
Ey Reqîb

Dersim soykırmını ANMA günü(4 Mayıs 1938)-Dursun Ali Küçük

*Tertele he 1938 bir soykırımdır
TBMM’sinde Tunceli Kanunu kararı(1935) alındığı gün Dersim soykırımına karar verilmiştir.
Planlı, hesaplanmış, etnik temizliği esas olan Dersim’i tarihten silmek isteyen bir uygulamadır.
Toptan öldürmeler, yakılmalar ve mağaraların ağzını kapatıp betonlayarak, zehirli gazlarla yok ederek Dersim halkının tamamını hedeyleyerek uygulanan bir insanlık suçudur.
Toptan yoketme politkası uygulanmıştır.
Göç ettirerek ve yerinden yurdundan sökerek sağa sola savrulmalarına ve hastalanmalarına ve aşağılanmalarına yol açılmıştır.
Dersimi, Dersim olarak haritadan silmeyi hadeflemiştir.

Geri kalanlarını yani kılıç artıklarını ise islah etmeyi ve Türkleştirmeyi hedeflemişlerdir.
Kültürleri, dilleri ve inançları vb yok edilmek ve asimilasyondan geçirilerek Türk gibi yaşamayı ve düşünmeyi uygulamışlardır.

*4 Mayıs 1938 Dersim sorkırımının anma günüdür

En başta bu güne sahip çıkmak büyükten küçüğe her Dersimlinin ve Kürdistanlının, benzer soykırımlara uğrayan komşu halkların vb sorumluluk duyanların görevidir.
Soykırım yani toptan imha etmeler asıl 1937 de yapılmıştır. Tam 2 kez çevreden merkeze yönelik askeri operasyonlar, İnönü nün deyişiyle “sel hareketleri” yapılmıştır. “Sel hareketleri” nin anlamı sel önüne kattığı herşeyi silip süpürür, geriye birşey bırakmaz anlamındadır.

Bu, Mustafa Kemal, İnönü, Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir yani tek parti diktatörlüğü olan CHP ve sömürgeci Türk devletinin uygulamasıdır. CHP den türeme DP, AP, AKP vb ise bu soykırımın devamcılarıdır. Hala Dersim de 8 barajın yapılması, insanların ekonomik zorunluluklarla yüz yüze bırakılarak Dersim’in boşaltılması, Kültürleri ve inançlarının yok edilmesi fiziki ve kültürel soykırımın sürdürülmekte olduğunun bir göstergesidir. Benzer uygulamaları çoğaltmak mümkündür.
*Hala CHP ye Tuncelilerin oy vermesi soykırımcısına sevdalanmaktır.
Kemalizmin güncelleştirilmesi ve Kürtlere ve Dersime benimsetilmesi soykırmcısını onaylamaktır.
Birileri ve hele tek parti CHP döneminde sana soykırım uygulanmışsa CHP ye oy vermek soykırımını onaylamak anlamına gelir. AKP ise bugün Kemalizmin devamcısıdır. Yeşil Kemalizmi uygulamaktadır.
AKP ye karşı olduğunuz gibi CHP yede karşı olnuzki, soykırımcılarınızdan hesap sormuş olursunuz.
Mustafa Kemalim Dersim soykırımından “haberi yoktur” diyenler gerçeği çarpıtmaktadır. Dersim soykırmını Tranzon’a kadar gelerek ve Dersim yakınlarına gelerek bizzat Mustafa Kemal yönetmiştir.
Onlar seni yok etsin sen onların resmi sömürgeci partilerini destekle...
Bu, olacak işmidir. Seyit Rıza’nın deyişiyle: ayıptır, günahtır ve zülümdür.

Beşikçi Hoca çok haklı olarak Kerbala’da ölenler; 12 imamlar vb için yas tutuyorsunuz.
Ama 70.000 Dersimli yokedildi ve şimdiye kadar da fiziki ve kültürel soykırım değişik biçimlerde devam edildiği halde soykırımdam geçirilen Dersimliler için neden yas tutmuyoruz?

Dersim soykımını anmak ve uluslaraarsı kamuoyuna malletmek için neden çalışmıyoruz?
Bunu söylerken hepimiz neden bunu yapmıyoruz?
Hiçbirşey elimizde gelmiyorsa bu anma günü için bir mum yakabiliriz.

*Kürdistan’daki soykırımları Kürtler anmıyor ve sahiplenmiyor, birde “dünya kamuoyu neden kabul etmiyor” diye dert yanıyoruz.

Ne ararsan önce içinden ara...
Sorumluyuda önce içinden ara.
Sömürgecini ve işgalcini asla af etme. Sana yaptıklarının hesabını sor.
Kürdistan’da TC yerleşirken işgal ederek soykırımlar uygulayarak girdi. Fiziki ve Kültürel soykırımlarını devam ettiriyor.

Kürdistan daki SOYKIRIMLARI ANMAK GÜNÜ neden belirlemiyoruz?

Sadece Seyit Rıza, Şeyh Said vb Kürtlerin idam edilmeleri şahsında kınamalar ve etkinliklerle yetiniyoruz. Bu Kürdistan’da uygulanan soykırımları açığa çıkarmak ve gündemleştirmek için yetmez.
Dersim soykırımını anmak için 4 Mayıs 1938 belirlenmiş. Bunu kim başlattıysa doğru bir iş yapmıştır. Sahiplenip her yıl anmayı gerçeleştirmek yanında Dersim soykırımını gündemleştirmek, neler daha yapılabiliri sorgulamak için olumlu bir girişimdir.

Kürdistan’da Amed, Bingöl, Elazığ vb soykırımını, Geliye Zilan, Ağrı soykırımları vebenzeleri içinde anma günlerinin belirlenmesi çok anlamlı olur.

En geneli hepsini kapsayan bir anma ve soykırımları lanetleme günü olsun.
Kürt soykırımlarını ANMA GÜNÜ belirlenmelidir. Paritiler ve örgütlerin hemen hepsi bir araya gelir ve bir anma günü belirler. Bu o kadarda zor değildir.

*KÜRT SOYKIRIMLARININ HEPSİNİ KAPSAYAN BİR ANMA GÜNÜ!
Ne dersiniz?
Bunun için kolları sıvamanın zamanı gelmedi mi?
Bize soykırım uygulayanların ülkesi bizim değildir. Kendimizi Türkiye li olarak adlandırmayacağız. Soykırımlar zaten Türk ve Türkiyeli olmamız için yapılmıştır.
TC bayrağı bizim bayrağımız değildir. İşgalcilerin ve soykırımcıların bayrağıdır. Soykırıma karşıysak o bayrağı kabul etmeyiz.
Ümmet adı altında soykırımları bize unuttuturanları onaylamayacağız.
Kardeşlik ancak soykırımlarımıza ve bizim üzerimizde uygulanan işgal ve sömürgeicliğe tavır aldıklarında olur.Sömürgecimizi bize benimseten her kardeşlik hikayesi boştur ve hiledir.
Dersim için hep celladına sevdalı eleştirileri yapılır. Dersim CHP’ye oy veriyorsa diğerleride AKP ye oy veriyor. Bu tür eleştiriler yersizdir.
Nerede olursa olsun celladımızı sevdalımız olarak görmeyeceğiz.
Tek parti döneminde CHP iken 1950 lerden sonra AP, DP, ANAP, AKP vb etkindir.Bunlar devletin sağı ve soludur. Aslında birbirlerinden ciddi bir farkları yoktur. Sorun Kürdistan ve soykırımlar olunca hepsi aynıdır.

Kimileri 24 Nisan Ermeni soykırımı döneminde Kürtleri gündemleştirmeye çalıştılar. Kimileri Ermeniler Kürtlere yanlış davranışları vb olmuştur dedi.
24 Nisan Ermeni soykırımı yüzüncü yıldönümünde bunları söylemek yersiz ve zamansırdır. Ermeni politikaları eleştirilmek isteniyorsa başka günlerde yapılabilirdi.
Ermeni soykırımı tanınsın. Osmanlı ve devamcısı TC bu insanlık suçunu işlemiştir.
Normalinde Ermeni soykırımı TC ye kabul ettirilirse diğer soykırımlarında kabul edilmesinin yolu açılır ve desteklenir.
Ermeniler Ermeni soykırımını gümdemde tutarken Kürtlerde Kürt soykırımını gündemleştirebilir. Doğru tutum budur.

Kürt soykırımını gündemleştiren bir ANMA GÜNÜ neden olmasın!...
****
“Dersim katliamı” değil, Dersim soykırımı kavramını kullanalım. Sorkırım içinde katliamı kapsar ama katliam soykırımı kapsayamaz.
Kimileri bilinçli olarak Dersim Katliamı terimini kullanıyorlar. Dersim soykırımı-Tertele 38  kullanmak yerinde bir davranış olur.
Kimi insanlarınımız farkında olmadan Dersim katliamı terimini kullanıyorlar. Belkide soykırım anlamında söyleyenlerde var.
Ama doğrusu Dersim 38 için DERSİM SOYKIRIMI kavramını kullanmaktır.
Sömürgecilerimiz Dersim soykırımını ve soykırımları tanımaya zorlamalıyız.
Soykırımları ve işgalini kabul etmeyen bir devlet ve iktidar asla bizi tanıyamaz. Bu durumda ne beraber yaşamak, ne “demokratikleştireceğiz” demek pek birşey ifade edemez.
Dersim soykırımını anma gününe sahip çıkalım ve Kürt soykırımını Anma Günü belirleyelim.

[email protected]
Dursun Ali Küçük-3 mayıs 2015

 

Yorumlar

Evet bayrak bir ulusu bir halkı temsil eder ve bu neenle de Türk bayrağı asla Kürdün bayrağı değildir ve olamaz. Tüm halkların bayrağına olduğu gibi Türk bayrağınada saygı göstermek işin ayrı bir boyutu ve elbetteki saygı göstermek lazım. Ancak bir şartla. Kürdistanda dalgalanan Türk bayrağına değil. Kürdistanda dalgalanan Türk bayrağı Türk bayrağı olmaktan çıkar ve sömürgecilerin, işgalcilerin bayrağı olur. Büyük keyifle ve yerine göre de büyük kinle Kürd sorunu yoktur diyen Tayyibin partsinden aday olup Kürdistanda TC bayrağı ile onu karşılayan Haşimi ve Miroğlu gibiler bunu böyle bilsin. Dersim katlamının bu güne kadar uluslararası arenaya taşınmaması bütün Kürdlerin omuzların da bir yük. Seyit Rızanın heykeli Dersime dikmek elbette önemlidir ancak Dersim katliamının amacı o kadarki derin ki heykeller buna cevap olamaz. ..

Dêsim özerkti, özerk olmasi lazim.. Bunun di$inda bütün istekler, amaçlar..vs Tunç-eli li olmak anlamina geliyor.."Seçim"e katilmak Dêsim soykirimin i onaylamak ve Türkiye devletinin Dêsimde ki varligini me$rula$tirmak anlamina geliyor.. Bu konuya ili$kin daha önce bir yazi yayinlami$tim..

(Dewleta Tirkîyê û pi$tgirên wê; 4ê Gulanê 1937ê jî bigrin û ji Dêsimê derkevin..)
HELBIJARTIN; çI Î$Ê ME PÊKETÎYE.! (Kurmancî-Türkçe)
Helbijartin, dema ku merî ji karekî, ji cîyekî, ji komelekî, ji malbatekî, ji a$îrekî, ji dewletekî, an jî ji sîstemekî..fb razî bibî, wê demê merî dikarî di jîyanek bi helbijartî amade bike û meram jî ew e ku, jîyana civakê ba$tir bike..fb.
Nika ka em warin helbjartinên ku di nav sînorê Türkîyêde pêk tên.. Ez qat dikim, Sersor û Kurd (ha Kirmanc, ha Kurmanc) jî di nav xebata helbijartinê da ne. Ma dema ku, merî mana helbijartinê bizanî û xa waki merîyên dinyayê binirxînî.. Gelo be$darbûna helbijartinê bo Sersor û Kurdan hevce dike, ango pêwîste ku, Sersor û Kurd be$darî helbijartinan bibin.!? Ji berku di nav sînorê vê dewletê da qe mafekî wan tune ku, ma ew çer dixazin tev jîyana vê helbijartinê bibin.!?
Min pirr caran gotîye lê, ez disa bibêjim. Jîyana Sersor û Kurdan, 90% ne waki yê xelkê din e, ango em bibijên ne jîyanek waki xazayî ye.. Yanê ez diwêm bila kes hêrs nekevî lê, civaka Sersoran û Kurdan nexa$e.. Eger nexa$ nebin, gelo dagirkeran hatina mala wan dagir kirine û dixazin di mala wan da helbijartênê çi bikin, ka kî bibe berpirsê mala wan.!
Hûn dizanin ew ew tê wê wateyê ku, rêvebirên dewleta Tirk qe Sersoran û Kurdan nake cîyê merîyan..
Erê, ez diwêm dema ku Sersor û Kurdan bi her awayî tev dezgehên wê dewletê, Tirk ji mala xa, ango ji herdê xa derxistin.. wê demê dikarin bi serbilindî be$darî helbijartinan bibin.
Merî îro dikarî van daxazan taybet dewera Sersoran bike rojev.. Erê, min ew daxaz belê da jî di hindik cîyan da belakirî bûn.
SERSORÎ Û HELBIJARTIN
(Ma $erm nine ku, merî bi kêfa xa pi$tgirîyê bide dagirkeran, an jî hember dagirkeran bêdeng bibe.!)
Ez wusa zanim ku, di nav jîyana merîyan da, gotin û tevgerên wan da $a$tîyek mezin hey.. Erê ez biwêjim.
Îro li Dêsimê helbijartin tune, li Tunç-eli yê helbijartin hey. Ji ber vêna jî Dêsimîyek di vê helbijartinê da, pi$ta partîyekî bigre, an jî bi $êweki bejdarî helbijartinan bibe, ew kesana (bi zanîn, an jî nezanîn), weki Sabiha Gökçenê gunehkar bên nas kirin..fb.
Ez diwêm xelkê Dêsimê di nav xa da van daxazên xa li hercîyekî bike rojev. Dibe ku ew dagirkerên Dêsimê jî, bi meramên xa yên cûda, dikarin wan daxazan bînen ziman.. ew jî qe newî, ti$tekî rind e.. Erê, ew daxazana belê da jî li hindik cîyan/malperan da hatine bela kirin..
Bi Kurtî daxaz ew in;
1-Bila camî bên girtin û Navenda çanda Sersoran bên vekirin.. Di van navendan da sibê, êvarê royê du caran Gulbeng/Gulveng bi gotin..
2-Peykerên Atatürk bên hel$andin, ango bên rakirin..
3-Bo bîranîna 15.11.1937 an, li Xarpitê navê Bugday Meydani bila bibe Meydana Dêsimê.
Heta deweleta Tirkîyê hey, em 4ê gulanê 1937ê qet ji bîra kirin..
..
(Türkiye dewleti ve onun destekçileri tunç-eliler; 4 mayis 1937 ile birlikte Dêsimi terk edin.!)
BIZE NE SEçIMLERDEN.!
Seçim yapilmasinin sebebi $udur; bir çok alanda ya$ami payla$irsin ve o ya$ami daha da güzelle$tirmek için seçime katilirsin. Bu seçim ister aile, ister dernek, ister a$iret, ister devlet..vs olsun, genel olarak seçim bu $ekilde oluyor.. Yani dünyada seçim sisteminin uygulandigi alanlar böyledir, veya ben böyle biliyorum..
Bildiginiz gibi Türkiyeynin sinirlari içinde bugünlerde epeyce seçim havasi gündem konusu olmu$. Bakiyorum, bu gündeme Kizilba$ ve Kürtlerde (Kirmanc - Kurmanc) aktif bir $ekilde katilmi$lar. Halbuki, genel olarak dünyadaki seçimler degerlendirilidiginde, Kizilba$ ve Kürtlerin seçime katilmalari da, hiç te dünyada ki gidi$ata uymuyor..
Daha öncede söylemi$tim ama, tekrar etmekte fayda var; Kizilba$larin ve Kürtlerin ya$ami 90% ni dünyada ya$iyan insanlardan farklidir.. Evet, ben diyorum ki (kimse kizmasin), Kizilba$ ve Kürtlerin büyük bir kismi hastadir. Eger hasta olmasalar yabancilar gelip senin evini, yani yerini-yurdunu, topragini i$gal edecek ve sonra diyecek ki, gel senin evinde seçim yapalim, senin evinde kimin yönetici olacagina birlikte karar verelim..vs . Ve devletin bu istegi ho$ kar$ilanacak ve bazi ufak-tefek sorunlar üzerine tarti$ma olacak.! Ya böyle bir $ey olabilir mi, yani normal dü$ünen insanlar böyle bir uygulamayi kabul eder mi.!?
Burda anla$ilmasi gereken bir sorun daha var.. Bugün Türkiyeyi yönetenler de, seçim ile de (bütünlüklü olarak) Kizilba$ ve Kürtleri zaten normal insan yerine koymuyorlar.. Yani anliyacaginiz, durum öyle bir noktaya gelmi$ki, devlet bu kadar pervasizca Kizilba$ ve Kürtelere saldirmi$ ve öyle bir ortam hazirlami$/egitilmi$ ki, toplum da bunu "gönüllü" kabuletmi$ oluyor.!
Evet, Kizilba$ ve Kürtler ne zaman ki bütün kurum ve kurulu$lariyla Türkiye devletini kendi topraklarinda çikarirlarsa, o zaman seçime katilmalari dogaldir..
$unu tekrar edelim. Niyetten bagimsiz olarak, bugün Kizilba$ ve Kürtlerin seçim gündemine ayak uydurmalari, devletin birer savunucusu durumuna dü$mü$ olurlar..
Seçimde de, özelikle de Kizilba$larin ya$adigi bölgede neler öne çikarilmasi lazim ; daha önce fikirlerimi kisaca yazmi$tim.
KIZILBA$LIK VE SEçIM
(Insan hiç kendi istegi ile, i$galci güçlere yardim eder mi veya, i$galci güçlere kar$i sesiz kalir mi, bu ayip olmaz mi.!?).
Iyi niyetli biçok insan karma-kari$ik bir ya$am içinde olduklari, kafalarinin karma-kari$ik oldugunu..vs sanirim farkinda degiller.. Bugün Dêsim de seçim olmuyor, Tunç-eli de seçim oluyor.. onun için Dêsimlilerin bu seçime bu veya $u $ekilde en ufak bir destek vermeleri (niyetten bagimsiz olarak) Dêsime bomba yagdiran Sabiha Gökçen in durumuna dü$mü$ olurlar..
Bugün kisaca $unlari yapabiliriz.. Tunç-eli de seçim yapan i$galci güçlere kar$i, Dêsimlilerin bugün kendi aralarindaki istekleri $unlar olmalidir.. Bakarsiniz, bu isteklerin bir kismini i$galci güçlerde (çe$itli sebeplerden dolayi) savunmu$ gibi yapabilirler..
Bu istekler daha önce de birçok $ekilde kamuoyuna sunulmu$tu.
1- camiler kapansin, yerine Kizilba$ Kultur merkezleri açilsin ve bu merkezlerde de günde iki defa Sabah-ak$am Gulbang-Gulveng okunsun..
2- Atatürk ün heykelleri kaldirilsin.
3- Elazigda Bugday Meydani, (15 Kasim 1937 nin anisina) Dêsim Meydani olsun..
Türkiye Cumhuriyeti varoldugu sürece, 4 Mayis 1937 unutulmayacak.!

Sayın Roşev kardeşimin, iki dilde, anlamı bir olan yorum yazısnı seksen yaşında bir Dersimli olarak okudum. Duygularına büyük saygı duymakla birlikte, ona bir iki yanlışını hatırlatmak istiyorum. 1- Sersorlar ve Kürdler kim? Sersorlar ayrı bir millet, ayrı bir ırk mı? Ben Baba-Mansur merkezli bir köyde doğdum, büyüdüm.. Bütün Palo Alevi köylerini, Nazmiye ve  Kiği'nın bir çok köylerini dolaştım. O zaman hiç bir Alevi Kürdü kendine "Kızılbaş" demezdi. Çünkü bu sözcük Türkçe olduğu için, yaşlıların hiç biri bilmezdi, herkes kendine "Alevi" derdi ki, Alevi kelimesi de Türkçülüğün çıkmasyla yaşıttır. Yani bundan 120-130 yıl önce hiç bir Dersimli ne Ku'ran'ı tanır, ne de İslam Peygamberi'ni. Bizim orada 1950 öncesi yapılan hiç bir mezar taşında "Ruhuna EL- FATİHA" yazılı bir mezar taşı yoktur. Bizim evde "MISEFA REŞ" vardı. 1950 sonrası yapılan bütün mezar taşlarında "Ruhuna EL-FATİHA" ile beraber, bir de Ay Yıldız Türk bayrağı var. Kanımca biz Dersimliler, 120-130 yıl önce bir bütün Ezidi ve Zerdşttik, sonra asimilasyona uğrayarak bugüne geldik. Bu konu uzun, burada anlatmam mümkün değil. 

Konuya dönersek, sayın Roşev kardeşimiz kusura bakmasın, bir Ebubekir Pamukçu tarafları gibi yazı yazmış. Yani Zazalar Kürd değil. Bu kardeşimiz bunu açıkça diyemiyor ama, buna benzer "Sersorlar, Kürdler" derken, Kürd sersorlarını, Kürdlerden ayrı görüyor anlayışının kokusu geliyor bana. Bundan 30-40 yıl önce hiç bir Dersmli -dımılki konuşanlar- kendine "Ben Zaza'yım" diyemiyordu. Hatta bunu hakaret olarak kabul ediyordu. Ya bugün? Bir başka gerçek. 1950 öncesi, bizim bütün Seidlerin hiç biri kendine "Ben İslam'ım" demiyordu. Bizzat ben babama ve diğer büyüklere "Biz İslam'miyiz, neyiz" diye sorduğumda, aldığım cevap "Haşşa, biz müslüman değil, El-İmanız" diyorlardı. Yani ezelden iman edenler. Kime? İnsana. Hak, yani Tanrı İnsan'da derlerdi. Hele Türkçülük ve Türk kelimesi, en kötü hakaretti. Ya bugün?????

2- Sayın Roşev kardeşim neden iki dilde yorum yazmış anlamış değilim. Kanımca bu kardeşimiz dilini seven biri, ama Kürdçe yazmada çok yetersız. Dilerim ana dili için gayret sarf eder, Kürdçe yazarken, doğru yazmaya dikkat eder ve giderek öğrenir. Kürdçe yazması çok bozuk. Bu konuda biraz gayret göstermesini rica edeceğim. Bulursa Havwar'ı alıp okumasını tavsiye ederim. Tabii diğer dil bilimcilerin kitaplarını, doğru yazılan Kürd roman ve öykülerini de.  Saygılar  

Irkci insanlik dusmani Turkcu dersim ve katledilen tum kurd'lerin katili

kemalci haydut katil surulerini nefretle lanetliyorum.

Apé Xido'ya sevgi ve saygilarimi sunuyorum.

tertele devam ediyor. Birdaha Tertele olmamasi icin Kurd'ler birlikte hareket

etmelidir ve birbirleriyle dismeyi birakmalidir. Kurd dusmanlarini cekistirmeli bir

birimizi degil.

HizbulseytanHudapar ve Kurd dusmani AKP'ye Secimde Oylar gitmesin diye

Bir not yazmistim Face'e.

Apé Kemal Burkay beni resimsiz yazi yazdigimi ve karanlik biri oldugumu

takibcilerine ve tabiki bana yaziverdi iyimi...

Kurdlerin oylarini bolmeyelim dedim karanlik adam sifatina laik guruldum.

Tesekur Apé Kemal Burkay

Gelek sipas

RA

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News