ala kurdistan
Ey Reqîb

Direnmek Kutsal bir haktır -Nurettin Yıldırım

Baskı ve zülümün olduğu bir yerde direnmek, isyan etmek ve başkaldırmak bir haktır. Bu hak kutsaldır, mutlaktır ve evrenseldir.

Direnme ve mücadele iradesi aynı zamanda bir bilinç ve sorumluluk gerektiren bir karar ifadesidir. İçinde zor ve karmaşık süreçleri taşır.

Direnmek, baş kaldırmak, kimsenin kimseye bir borcu veya alacak verecek meselesi gibi bir iş değildir. İradi ve kararlılıkla bezenen bir fedakarlık olayıdır. Onun için her eylem iradesi kendi içinde bir bilinç ve inanç kadar bir sorumluluk duygusunu taşır.

İhtiyaç duyulan eylemin yada eylemlerin türü ve şekli verili koşul ve duruma göre belirlenmesi önemlidir. Ayrıca önceden bütün kritiğiyle en ince noktalara kadar olası hesap, kitabı yapılarak düşünülmesini gerektirir.

Açlık grevi türündeki eylemler zor ve çilelidir. Kişinin günden güne erimesi şeklinde kendisini ölüme yatırması ve ölüm kucağında an be an ölümü yaşaması demektir.

Yine fedai eylemler ise, daha zor bir iş. Bu daha çok kendini yüksek adanmışlıkla ilgili bir konudur. Bu tür eylemler çok daha ayrı bir özgünlük gerektirir. Kişinin kendi hayatına son vermesi eylemi her ne kadar büyük bir inanmışlık ve fedakarlık gerektirse de bazı özel durumlar dışında kabulü mümkün olmayan eylemlerdir.

Mazlum Doğan eylemi bu anlamda örnektir. Zindanın dehşet ortamında göz gözü görmeyen zifiri karanlığina bir ışık süzmesi gibi çakan bir parıldama olmuştur. Bir Newroz gününde anlamlı üç kibrit ışığıyla parıldayan Mazlum Doğan bu eylemiyle tarihin akışını değiştirmiştir. Daha sonra bunu dörtler Ferhat Kurtay ve arkadaşları kendi bedenleri üzerinden ateşi harılandırma eylemleriyle tarihin bu yeni akışın yüzünü daha berrak görünür hale getirmişlerdir.

Zindan direnişinin önderi olan ve zindan da PKK adına en üst temsiliyete sahip, Mehmet Hayri Durmuş ölüm orucu kararı alıp ve bu karı mahkemede açıklarken, hemen orada hiç bir teredüt göstermeden eyleme katılım gösteren ve eşlik eden Kemal, Akif, Ali yoldaşlarıyla ölüme giderken bile kendini “halka borçlu” görmesi aslında sonu ölümle biten eylemlere olur olmaz baş vurulamayacağını göstermek istemiştir. Çünkü o yaşayarak halka çok daha fazla hizmet edebileceğini varsayarak ölümle bunu yapamayacağından ötürü kendisini borçlu hissetmiştir. Ve bundan dolayı ölüme giderken son olarak: “mezar taşıma bu halka borçludur yazılsın” vasiyetini yapmıştır. Bununla aslında isteyerek tercihin ölüm olmadığını, esasta yaşamak olduğunu, ancak zorunlu koşulların özgünlüğü nedeniyle istemeyerek de olsa böyle bir sonucu kabul ettiğini söylemek istemiştir. Bunun bu şekilde görülmesi ve anlaşılması lazım.

Şimdilerde de konu olan ve uzun bir süredir kamuoyu meşgul eden açlık grevleri ve fedai eylemlerle gündem çalkalanıyor. Doğal olarak geçmiş muhasebesi içinde bu günün eylen ve eylemlerini anlamak ve anlamlandırmak istiyoruz.

Dönem ve koşullar farklı olsada mesele aynı davanın kökünden, kaynağından, mirasından ve devamından gelen ve her birinin kendine özgü farklılıkları da arzeden bir meseledir.

Leyla Güven'le başlayan ve sonrasında dışarda ve zindanlarda gün gün yeni katılımlarla çoğalan ve yaygınlık kazanan açlık grevi, tecridi kırma eylemi beşinci ayını doldurdu.

Ayrıca bu eyleme destek amaçlı bir çok kişi kendi yaşamını fedai eylemle sonlandırdı.

Bu eylemlerin gerekli olup olmadığı yada doğru, yanlış biçimindeki toptancı bakış ve tartışmaların gelinen aşama ve süreç itibarıyla zamansız ve anlamsız kalmaktadır. Ancak fedai tarzında hayatını sonlandıracak kadar bir eylem zaman ve koşullar bağlamında bakıldığında çok da gerekli değildir. Bu tür eylemlerin halk açısında vebalı ağırdır. Değerlerin bu şekilde zarara uğramasının acısı büyüktür.

Uzayarak giden açlık eylemlerin kaçınılmaz olarak oluşabilecek olumsuz tahribatlarını engellemek için eleştiriden çok şimdi gerekli olan onları daha çok sahiplenmektir.

Destek sunmak ve ilgili muhataplar üzerinden kamuoyu baskısını oluşturmak suretiyle bir çözüm geliştirme koşullarını zorlamak bu aşamadan sonra çok daha anlamlı ve gerekli bir davranıştır. Tabi ki bu eylem biçimini değiştirme veya başka şekilde tavır geliştirme görüş ve önerileri şeklinde de desteklenebilir.

Geçmişte zindanı, açlığı ve ölüm oruçlarını yaşayan tecrübelerime dayanarak belirtmeliyim ki bu tür durumlarda eylemcilerin moral ve motivasyonunu çok önemlidir. Bu anlamda eylemcilerin hassasiyetlerini anlamak, değer vermek ve desteklemek hem ahlaki hem vicdanı bir sorumluluktur.

Zindan pratiği olan her insan, bu türden eylemleri sürdürmenin nasıl bir irade ve kararlılık gerektirdiğini ve bütün zorluklarıyla anlamaması mümkün değildir.

Açlık grevi eylemlerinin geldiği aşama itibarıyla çok kritiktir. Dönüşü olmayan hasarlar söz konusu iken, her an ölümler olabileceğini de unutmayalım.

Tecridi kırmak odaklı gelişen eylemler önemli oranda hedefine ulaştığı söylenebilir.

Kamuoyu nezdinde çok önemli bir duyarlılık oluşmuştur. Gereken ses ve yankıyı vermiştir. İlgili muhataplar üzerinde olması gerektiği kadar baskıyı oluşturduğu kesindir.

Bu aşamadan sonra eylemde bazı değişikliklere gidilmesi yönünde adımlar atılabilir. Ölüm ve daha fazla kalıcı hasarların olmaması için mesela süresiz açlık grevinin biçimi süreli dönüşümlü açlık grevi eylemler şekline dönüştürülebilir. Ya da Kürdistan' da önem kazanan gündem konuların bütünlüğü içinde çok daha farklı eylem çeşitlenmeleriyle sürece katkıda bulunulabilir. Her türden baskıya karşı direnme hakı mutlaktır.

Bu direnme ve mücadele uzun soluklu bir iştir. Unutmayalım ki, Rojava meselesinden, Kuzey'deki abluka ve kuşatmaya kadar yığınca sorunların karmaşası içinde kürd halkının soluksuz sürüp giden bir mücadele gerçeği vardır.

Bütün bunları düşünerek geç olmadan sözü geçen ilgili kişi ve kurumların bu değerlerin ölüm ve tahribatlarını önleyecek şekilde sorumluluk almaları önemli olacaktır.

Bu da bir eylem içinde bir eylemdir.

Bu yönünde yeni bazı taktik girişim ve tavırların geliştirilmesini diliyor ve arzu ediyoruz

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News

Güncel

Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinin Peyas Mahallesi’nde polisler bir eve baskın düzenledi. 17 yaşındaki bir genç gözaltına alınırken, ailesinin önünde özel harekat polisleri tarafından darp edildi.