ala kurdistan
Ey Reqîb

Erkekliklerinden ‘Rahatsız Erkekler’

 

 

Bir grup erkek, ‘Rahatsız Erkekler’ adıyla erkeklikleriyle hesaplaşıyor. Erkek zihniyetinin değişmesinde dilin dönüştürülmesinin önemini vurgulayan grup üyeleri “‘Adamakıllı’, ‘bilim adamı’, ‘sözünün eri’ sözcüklerinin yerine başka ifadeler bulmamız lazım” diyor. “Erkeklik meselesini tartışmaya çağrımız var” diyen ‘Rahatsız Erkekler’le erkekliği masaya yatırdık.

 

SİBEL ATEŞ YENGİN

NEDEN RAHATSIZLAR? 

Kürşad Kızıltuğ: Cinsiyetçiliği, heteronormativiteyi (heteroseksüelliğin doğal ve toplumsal norm kabul edilmesi), eril şiddeti, genel olarak erkek egemen sistemi tartışan, buna dair çalışmaları, kitapları olan ve gündemi takip eden bir grubuz. Toplumsal erkeklikle bizzat derdi olan insanlar var aramızda. 
Serhan Karataş: Feminist hareketin, LGBT (Lezbiyen, gey, biseksüel, transgender) grubunun, cinsiyet temelli politikalar etrafında mücadele eden ve akademik çalışmalar yapanların çoğalması gibi durumlar erkeklerin de dönüp kendi erkekliklerini sorgulama noktasına getirdi. Artık erkekler de bu konuda bir şeyler yapmalı, bu mesele sadece kadınların meselesi değildir. 
K. Kızıltuğ: Sosyalist ve anarşist hareketin teorilerinden faydalanmak gibi bilinçli bir politik derdimiz var. Cinsiyet kimliklerinin, cinsel yönelimlerin sabit olmadığını, var olan iktidar yapısı içinde biçimlendirilmiş kimlikler olduğunu ortaya koyan ve bu kimlikleri aşmaya çalışan queer teoriden de faydalanıyoruz. Akademik seviyeden kendimizi donatmaya çalışıyoruz ama sokağa doğru bir ses çıkarmaya çalıştığımızda gerçekten de sıradan insana ulaşan bir dil kurmak bizim derdimiz. 
Eren Paydaş: İçinde bulunduğumuz erkeklik kalıplarıyla yüzleşip toplumsal olarak erkekliğin bize nasıl empoze edildiğini, bizim bundan nasıl yararlandığımızı ya da bizi nasıl mağdur ettiğini ortaya koyup buradan yeni bir politik zemin yaratmanın yollarını arıyoruz.

NEDEN KADINLARA KAPALI ATÖLYE?
Ongun Yücel: Kadınlar feminist ya da sosyalist bakış açısıyla özgürlükleri ve ezilmişlikleri hakkında tartışıyorlar. Ama erkeklerin de bunu tartışması gerekiyor. Erkekler de kendini ortaya koyarken hem o sorunla egemen hem de o sorundan muzdarip insanlar olarak kendi aralarında daha rahat ifade imkânı buluyor. Biz de erkekliğimizle hesaplaşmak için bir araya geldik. 
Mehmet Emin Boyacıoğlu: Erkekliğin sorgulanması, masaya yatırılması yeni bir şey. Erkekliğimizi sorgularken ve deneyimlerimizi paylaşırken bir şeyler öğreniyoruz. Bu konuda tecrübesiziz. Kendimizi test ediyoruz.

CİNSELLİKTEN ARINMIŞ DİL  
K. Kızıltuğ: 
Erkek zihniyetini değiştirmek için, erkek dilini de değiştirmek gerekiyor. İstemesek de birtakım sözcükler, kavramlar cinsiyetçiliği taşıyor. Adamakıllı, delikanlı, bilimadamı, sözünün eri gibi sözcüklerin yerine başka ifadeler bulmamız lazım. 
M. E. Boyacıoğlu: Dili özgürleştirmeye çalışmak zor ama küfrü cinsellikten kurtarmak lazım. Cinsiyetçi ve türcü olmayan bir şekilde küfretmek mümkün değil. Çünkü ya kadın ya da bir hayvanı aşağılayarak küfür ediyorsun. İngilizce’de seks işçisi anlamına gelen ‘bitch’ kelimesi aslında ‘dişi köpek’ demek. Türkçe’de keza ‘kancık’, ‘dişi köpek’ demek ve kadını aşağılamak için kullanılır.

ERKEKLİK KAHVELERDE ÜRETİLİYOR 
Ongun Yücel: 
Kahveler erkekliğin en çok üretildiği yerler. İki yıl önce kahvelerde konuşma yaptık. Konuşmanın ve kendini dinletmenin ne kadar zor olduğunu gördük. “Kadına dönük şiddet erkeklikse biz erkek değiliz, böyle erkeklik batsın” dediğimizde belki eşine şiddet uygulayan da vardı içlerinde ama kimse de çıkıp “Yaparım, sana ne” demedi. Bazen dinlemeyen oldu. Biz bu tür konuşmaları sendikalarda, işyerlerinde, okullarda tartışılır kılmak ve bu konuda mücadele eden erkekler olduğunu ve giderek yaygınlaştığını göstermek istiyoruz.

ŞİDDET UYGULAYAN TEŞHİR EDİLSİN
K. Kızıltuğ: 
Basın var olan algıyı değiştirmek açısından çok etkili, çünkü kadına yönelik şiddet haberlerinin yer alması kadar dilinin nasıl olması gerektiği de çok önemli. Ancak ABD’li Sarai Sierra’nın öldürülmesinden sonra yapılan haberler basının kötü bir noktada olduğunu gösterdi. Çünkü şiddet uygulayan erkeği ve erkek mantalitesini teşhir edeceği yerde kadının tek başına dolaştığından tutun da evli ve iki çocuklu olmasına kadar her türlü bilgi vardı. Mağdur olmak üzerinden kurban olmayı neredeyse meşrulaştıran bir dile kadar gitti. 
Safter Elmas: Sorun, kadınların sokaklarda tacize, şiddete maruz kalması olarak değil, kadınların tedbirsiz davranması olarak algılanıyor. Algının ters yüz edilip kadına yönelik şiddet ya da cinayet söz konusu olduğunda bunun erkeklerin yaptığı bir şey olduğunun sürekli öne çıkması gerekiyor.

ERKEK, ERKEĞİN KURDUDUR
O. Yücel: 
Erkeklik meselesi, erkeği de zedeliyor. Hep en iyi olman, diğer erkeklerle rekabet etmen, kadınları etkilemede başarılı olman, ağlamaman ve duygularını belli etmemen gerekiyor. Güçsüzlük kadınlara özgüymüş gibi algılanıyor ama bunu erkek de yaşıyor ancak belli etmiyor. Kendi duygularını arkadaşlarıyla paylaşırken bile ketum olmak zorunda. Bir nevi gönlü tam açamamak hali. Biz bu kalıplara uymak istemeyen erkekler olarak tartışmalar yürütüyoruz. Bu kalıplar bize dar geliyor; aslında bütün erkeklere de dar geliyor ama birçok kişi kabul edemiyor. 
K. Kızıltuğ: Erkekler erkekliklerini tartışma konusu yapacak, riske edecek konulara girmemeye çabalıyor. Erkek, duruşunu ve görünümünü korumaya çalışıyor. Biçilmiş rollerin dışına çıkmaya çalışan erkek, erkek olmamak, kadın, eşcinsel ya da çocuk olmak gibi baskıyı başka erkeklerden gördüğü için dönüşümü de sağlayamıyor. Asla kıyaslanamaz ama erkeklerin de baskı görmediğini söyleyemeyiz. Erkekler birbirilerini çok eziyor ve evet erkek, erkeğin de kurdudur. Ayrıca erkeğin yaşadığı en büyük bedensel tecavüz sünnet olmaktır.

KADININ TAPUSU ERKEKLERDE DEĞİL
O. Yücel: 
Kürtaj yasağı sadece kadınlara değil, biz erkeklere de dönük bir ipotektir. Biz de “Kadının bedenini yasaklarız, tapusu bizdedir” diyen erkek egemenliğinin bakış açısına karşı “Hayır, bir tek erkek siz değilsiniz” diyerek kürtaj yasağına karşı ilki gerçekleştirip eylem yaptık. 
K. Kızıltuğ: Kürtaj ya da gebelikten korunmada sorumluluk erkeğe aittir ama erkek her zaman topu taca atar ve kendi sorumluluğu değilmiş gibi davranır. İstenmeyen bir gebelik söz konusu olunca ya kürtaj ya da tam tersi yönde baskıda bulunur. 
S. Karataş: Bu sadece kürtaj meselesinde kadınlara destek olmakla ilgili değil. Bu iyi evlatlık, iyi babalık, kendine yetme gibi gündelik sorunları üretirken aynı zamanda zorunlu askerlik gibi sorunları da yaratabiliyor. Devletin kadınlara dair söylediği her şeyin erkekler üzerinde de bir karşılığı olduğunu görünür kılmaya çalışıyoruz.

Aksam

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News