ala kurdistan
Ey Reqîb

Kürtler İçinde Yeni “Orta-yolculuk”…-Dursun Ali Küçük

*KCK’ye katılmıyorsan…
KDP’yi onaylamıyorsan…
Bağımsız Kürdistan’I savunuyorsan
Ve KCK ve KDP veya YNK vb in olumlu yanlarını değerlendiriyorsan ve herşeyine kara demiyorsan…
Kesin “orta-yolcusun…”
İşte ben böyle bir orta-yolcuyum…
Düşmana karşı orta-yolcu değilim…

*Orta-yolcu diyenler…
kCK’ye göre: Aslında herkes orta yolcu…PKK lideri dışardayken kendisi ve şehitler öz PKK li, geri kalan çoğunluk orta-yolcu ve PKKlileşmesi gerekenlerdi. Bunlar orta-partiyi oluşturuyor. Birde Karşı parti vardı, kontracılık yapanlar ve düşmana sığınanlar…
Şimdide KCK ye göre orta yolculuk ve tasfiyecilik Stalinden alınmış biçimiyle kalıyor. Tasfiyeciliğin bir adım ötesi karşı-devrimciliktir. Objektif ve subjektif ajan, objektif ve subjektif düşman olanlar da var partide…
Ayrılmadan önce konsey ve merkezin hazır olduğu bir toplantıda bu kavramları onaylamadığımı hepsine belirtmiştim.
Bunlar Stalinci parti ve dar islamcı örgütlerin münafık ve mümin tezlerine yakındır.
-PKK bağımsızlığı savunurken bu gün Kürdistani -kuzeyde- geçinen partiler PKK yi beğenmiyordu.
PKK bağımsızlığı bıraktı ve bunların tavırları ve siyasetleri aşağı yukarı aynı…
Çoğu Kürdistabn için pek birşey yapmaz. Yapan çok küçük bir azınlığı ayırıyorum.
Eylem ve pratikleri ve düşmana karşı duruşları pek yok…
Bunlardan önemli bir kesim PKK den ayrılan ve karşıtlık yapmayanları ve Bağımsız Kürdistan dan yana oldukları ve bu uğurda eylemde bulundukları halde orta-yolcu diyorlar. KCK ise zaten düşmandır. PKK yi baştan beri “devletin projesi” olarak sunarlar..
Nedense şimdiye kadar hep sahada olanlar bu “devletin projesi” dedikleri partidir. Kitleyi bağımsızlık ve kurtuluş mucadelesiyle saflarında toplayan kuzeyde bu partidir.
Böyle pasif kaldıkları sürece KCK ye ne derlerse dessinler kitleyi etkileme güçleri olamaz.
KCK içinde dönüşüme uğrayanlar çıkabilir.
Bir dalgalanma ile herşey şey alt-üst olabilir…
Birinci kuşak değil, bu kuşaktan sonrakiler ve özellikle gençler içinde yeni bir dalgalanma, Kürdistan ın bağımsızlık ve temel tüm ulusal,demokratik haklara sahip çıkabilir.
*Bizim kuşak bu fırsatı kaçırdı…
Doğan arkadaş “elli yaşlara yaklaştık hala kurrtuluşu sağlmadık… Yaşamak bize artık fazladır” diyopdu.
Ikinci kuşağın bir kısmı, birinci kuşaktan bazılarının desteği ve son kuşağın ve gençliğin çıkışıyla yeni amaca bağlanan, devletleşmeyi savunan, Kürdistan kurtuluş mücadelesini kaldığı yerden ilerleterek devam edenler umarım çıkar ve gelir..

*KCK, Demokratik Türkiye-İran, Suriye ve Irak tezleriyle, Türkiyelileşme(üstü kapalı Türrkleşme, asimilasyonun soldan yedirilmesi”,yumuşak demokratik özerklik belirsizliğiyle…
KDP-YNK Kürdistan’ın bapğımsızlığını isteselerde İran ve TC ye dayanarak ve bunları stratejik müttefik gören davranışlarıyla bağımsızlık fırsatını hoyratça harcadılar…
Sömrgeci ülkelere öncelik tanıyan ve onların yöneticileirye bağlantılarını taktik değil stratejik duruma getirenler bana göre işbirlikçidirler…Düşman değiller.. Dostlar…Amaçları ve yöntemleri onaylanamaz…
Ak ve kara yöntemleriyle birilerini çizmek ve onların birbirlerine yaptıklarını onaylamak bize düşmez.
Bu anlayışta olanlara göre bunlarda birbirlerini düşman olarak tanımlıyor… Hatta en çok birbirlerine kilitleniyorlar ve birbirlerini boşa çıkarıyorlar. Bir birleriyle ittifak yapmazlar ama düşmanla ittifak yaparlar..
Birbirlerine taviz vermezler ama düşmana taviz verirler…
Son süreçlerde Kürtlerin eline geçen fırsatlar aynen böyle davranılarak kaçırıldı…
Bu kafa kaybettirir…
Bu kafaya tavır almamız gerekiyor..

*Kürtlerin ajanları ve iç düşmanları çoktur hikayesi..
Her toplumda ayrışmalar vardır ve doğaldır..
Düşmanın şekillendirdiği bütün sömürge ülkelerde vardı…
Düşmana çalışanları biliyoruz..
Ama birde düşman çoğaltan ve birbirleriyle kavgaya tutuşan Kürdistan parti ve örgütlerine ne demeli…
Kürtlerin icat ettiği düşmanlardan ve orta-yolculardan geçilmiyor…

*Sovyetler’de sosyalistler ve devrimciler milyonu geçecek kadar vuruldu… Emperyalizmin ajanları diye.. Sonuçta sosyalizmi savunan insan kalmadı…
Ortadoğu sitemlerine göre tek doğru kendileri… Diğerleri yok edilmeli ve sindirilmelidir..
Her gün düşman üretirler..
Recep diktatörlüğüde hergün düşman üretiyor.. Ama sonu hayırlı olmaz…
Kürtler diğerlerinden aldıkları hastalıkları fazlasıyla yaşatıyorlar…
Düşman tanımımız net olmalıdır. Sömürgeci devletlerdir…. Hedef bu..
Şu birbirlerine girenler, bit için yorgan yakan, bir hiç uğruna partiler arası savaşlara yol açanlar, düşmandan çok %95 Kürtlerle uğraşıyorum diyenler…
Birbirimizi büyütmek için üretelim ve düşünelim ..
Eyleme geçelim…
Durum Kuzeyde ve Türkiye’de tehlikeli seyrediyor..
Kimsenin birbirine girmeye, dıştalama, yok sayma ve dalaşma vb lüksü yoktur..
Ne olursa olsun, veya bugün olmaz diye bağımsızlık ve devletleşmeden kimsenin vazgeçmeye yeltenmesi doğru değildir…
Bu amaca bağlı olarak güncel strateji ve taktikler belirlenmelidir.
Amaçtan koptun mu yaşamdan koparsın…
Türk-Arap-Farsa yem olursun…
Dursun Ali Küçük
27.8.2018
.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News